Allahın funny bi kulu

"Mavi gözlerinin öyle tatlı bakışları var ki Hadiye abla." Hayri'nin sözleriydi bunlar. Acaba bu mavi gözle kendisine nasıl bakacaktı? Yüreğinin aynası mıydı bu mavi gözler? Nasıl tanıyacaklardı birbirlerini, nasıl yakınlaşacaktı? Yabancı sayılmasa da hiç tanımadığı bir kimseyle bir araya gelebilmek zor mu olacaktı yoksa aralarında doğuverecek bir sıcaklıkla hiç yabancılık çekmeyecekler miydi? Vatanındaki gelenekler, yasalar böyle yapılmıştı, sürüp gitmekteydi. Kapı aralığında sorulan bir soruya evet denilecekti. Bu 'evet' hayat boyu sürecek bir beraberliğin tüm yükleriyle kabulü demekti. Hadiye'nin düşünceleri bu biçim yasalara yatkın değildi. Şehirlerde yaşayan insanların bir bölümü gizli gizli bu yasaları çiğniyorlardı. Gönüllerinin çektiği, gözlerine kestirdikleri erkeklerle mektuplaşıyorlardı. Kaçamak delilikler bile yapılıyordu. Gizlice mesire yerlerine gidiyorlar; oralarda buluşup, konuşuyorladı bile. Köylerde ise kaç göç yoktu. Köylü kızları için erkekleri tanımak, onlarla konuşmak daha kolaydı. Tarlalarda beraber ekin atıyorlar, beraber orak biçiyorlar, har manlarda beraberce döven dövüyorlardı. Fakat şehirli kızlar, hele dine saygıları, törelere bağlılıkları bulunan yüksek tahsilli bölümü, -tabii ki bu, eve gelen hocalardan alınan derslerle sağlanıyordu- büyüklerin isteklerine boyun eğmek zorundaydılar...
Sayfa 56·Kitabı okudu
Anı-Hatırat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
II. Abdülhamid kendisine İngiliz ajanı olduğunu sorduğunda; "Ben buraya kendi isteğimle, iki dostumu; İngilizler ve Türkleri barıştırabilmek amacıyla geldim. Bazı anlaşmazlıklar dolayısıyla bu iki arkadaşımın birbirlerine yabancılaşmış olduklarını üzülerek tesbit ettim. Aralarında herhangi bir dostluk ittifakının akid edilmesine engel olan meselelerin çözümlenebilmesi için gönüllü olarak hizmet vermeye talip oldum" diyecektir.
Sayfa 274·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih
Bazen kendimi öyle yalnız hissediyorum ki, ben bile yok oluyorum da yalnızlık kalıyor öyle. Yalnızlık bile kalabalık kalıyor bazen öyle.
İnsan ve Duygular
Bizim için ise Vambery'nin ayrı bir yeri vardır. O, araştırmalarıyla dikkatimizi Orta Asya'ya çekerek, tarihimizi milâttan en az ikibin yıl öncesine değin uzatmış, millî kültürümüzün vazgeçilmez bir boyutunun kazandırılmasına önemli katkılarda bulunmuştur.
Sayfa 271·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih
Bugün her aydın Türk, çağdaş bilime vakıf; İngilizce, Fransızca veya Almancayı kusursuz konuşan bir centilmendir. Askerî ve sivil yönetim kadrosu Avrupa okullarında tahsil görmüştür. Şark tipi kıyafet tarihe karışmış, yerine Avrupa giysilerine yakın modeller benimsenmiştir. Türk'te büyük değişiklikler olmuş, modernleşmiştir; artık onun için "konuşulmaz" (unspeakable) Türk deyimi kullanılamaz.
Sayfa 259·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih