Artık koca koca kentlere kıyılıyor, kentler kefenleniyor. Atılan imzaları, alınan kararları, kurulan tuzakları takip edemiyoruz. Bombalar yağdırılıyor üzerimize, buyruklar yağdırılıyor... Ölüm kusuyor yeryüzü, gök ağıtlar yakıyor. Tabutlar diziliyor birbirinin ardı sıra caddelere, mezarlıklara; hatta içimize. Ne çok karanfil görüyoruz, ne çok haykırış, ne çok gözyaşı... Ve yetmiyor naftalinler örtmeye bu kokuyu, bu kokuşmuşluğu, bu uçsuz bucaksız korkuyu. Güçsüzlerin, mazlumların, sahipsizlerin, müslümanların boynundan giyotin hiç eksik olmuyor!
Ve "susun" diyorlar bize.