Sevgilisini boş yere bekleyen bir erkek için gece bitmek bilmez; gündüzleri çalışan bir işçi için bir gün kısa bir süre değildir; sert bir ananın kolları arasında yaşayan genç bir kız için bir yıl yüzyıl gibidir; isteklerimi umutlarımı geciktiren her an bana dayanılmaz bir uzunlukta gelir.
Mübeccel Mübeccel ben ben olayım da seni hiç anlamayım ha
n’olur uzat bacaklarını Galata’dan denizlere uzat uzat da
zırlamadan anlat on ikisi de deli olan kardeşlerini Mübeccel
anlat kimlerin yüreğinde Kız Kulesi gibi grev çivileri var
kimler boş sarnıçlara iğilmiş ha bağırır ha bağırır
sen kahırlanma bana gözlerim Çin’de benim çiçek bahçelerine kaçmış
benim hiç Çin’de bir ablam olmamış hiç çiçekçi dükkânım olmamış
geceleri Galata’da gülerken bacaklarımız uzamış alıştık artık ölüme
diyeceğim şu İvan Milinski: ölüm için ayırdık geceleri gülerken Galata’da.