Ona "ortalama" olmanın kötü bir şey olmadığını anlattım. "Ortalama" olmak, diğer herkesle aynı olmak anlamına gelmiyordu; halen kendi eşsiz kimliğine ve onunla gelen tüm diğer güzel şeylere sahipti. Bununla birlikte, artık kendisini başkalarıyla kıyaslamak için sonsuz bir enerji harcama zorunluluğu hissetmeyecek ve kendisini "bir numara" olarak görmediğinde aşağılanma duygusu yaşamayacaktı. Ortalama olmanın, "demir kürenin" içine saklanmak yerine hayatın keyfini çıkarmak, esnek olmak ve hayatın adil olmayan yönleriyle oynamak olduğunu söyledim.