yaptığım şey, saf hedonizm için değil. fikirlerin gücüne inanmıyorum. acıların sen temin etmesen bile geleceğini bilmek için yeterince çok şey yaşadım. yani bunu önleyemezsin. hayatta mutluluk yok ama zevk alabilirsin. belki ben de onu arıyorum ki mutlaka tanışmalıyım.
harfleri el yordamıyla yazıyorum. tuhaf bir deneyim, çünkü yazdıklarımı okuyamıyorum.
böylece kendim için yazmamış oluyorum. peki kimin için yazıyorum?
eskiden olduğum insan için belki de.
sokakta çocuklar benimle oyun oynuyorlar, elimden tutuyorlar. çok yaşlı olduğum için mi, yoksa en az onlar kadar çocuk olduğum için mi, neden, bilmiyorum.
''üzgünüm yıldızlar için
parlamış olan bunca zaman,
bunca zaman, bunca zaman...
üzgünüm olanlar için.
hiç hissetmezler mi yorgunluğu
eşyanın hissettiği,
her şeyin hissettiği,
uzuvlarınki gibi?
var olmanın yorgunluğu,
olmanın,
sadece olmanın,
kederli varlığı
ışıldamanın veyahut gülümsemenin...
yok mudur, nihayetinde
var olan her şey için
ölüm değil ama
başka türlü bir son,
yahut daha yüce bir gerekçe
bir tür özür yani.''