Ama o kavgadan sonra,onun da herkese benzediğini anladım.Belki belli bir süre için farklı olabilmişti,belki insanlar koskoca yaşamları boyunca yalnızca bir süre için farklı olmaya katlanabiliyor,sonra da yavaş yavaş öteki insanların davranışlarına,düşüncelerine ve duygularına bürünerek,durup dinlenmeden kendini tekrarlayan uçsuz bucaksız bir benzerlikler denizinde kaybolup gidiyorlardı.Yaşamları herkesinkine benzediği ya da farklı görünmesine karşın aynı özü taşıdığı için,herkes gibi ölüyorlardı daha sonra da;herkes gibi,bayatlamış birkaç anı kırıntısının uzaklığını koklaya koklaya,geleneksel ziyaretlerle kirletilmiş ya da geleneksel yalnızlıklarla gölgelenmiş buz gibi bir yatakta,farklı yaşadıkları yılların tadını tenlerinde, belleklerinde ve ve ağızlarından dökülen mecalsiz ahların karanlığında arayarak,yavaşça,alışılmış bir ölümle ölüyorlardı.
Kırmızı başlıklı kız sepeti koluna takacak ve büyükannesine yemek götürmek için ormandan geçecek.Geçemez,çünkü eski doğal ormanın yerinde şimdi şehir ormanı var.Ve şehir ormanının labirentleri,doğal ormanın ıssızlığından daha tehlikelidir.Üstelik kurtlar eğitim görüp kravat takarak güya"insan" a dönüşmüşler.Üstelik eski kurtlara göre çok daha acımasız, çok daha yırtıcı ve saldırgan olmuşlar.