''... zira zihinlerimizin ağaçlıkları harap olmuş, hırsların gereksiz ateşini harlamak için satılmış ya da fabrikalara gönderilmişlerdir, güvercinlerin üzerine tüneyebilecekleri neredeyse bir dal dahi kalmamıştır.''
Masum insanlara kötülük ediyorlar, gerçek olaylara karşı güvenimizi sarsıyorlar. İnanarak dinlememizi güçleştiriyorlar. İnsan her sözü kuşkuyla karşılıyor artık. Tutunacak bir dalımız kalmıyor. Tutunamıyoruz.
"Ey mutsuzlar! Kardeşinizi boğazlıyorlar, siz göz yumuyorsunuz. Çığlıkları duyuluyor ama siz susuyorsunuz. Aranızda dolaşıp kurbanını seçiyor zorbanın teki. Sessiz kalırsak bize dokunmaz diyorsunuz. Bok yiyorsunuz!"
"İçimizde şeytan yok. İçimizde âcizlik var, tembellik var. İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçma eğilimi var."