“Ona gerçeği asla, ama asla olduğu gibi söyleyemem! Onun beni artık istememesinden, sevmemesindense ben onun gözünde küçük düşerim, alçalarım daha iyi! Tanrım beni yerin dibine sok ne olur, onun ayağının dibindeki toza çevir.”
“Bilinçle kavradığımız ve yaptığımız şeylerin, bireysel gelişimimizle hiçbir ilgisi olmayan gizli kalmış duyusal izlenimlere kıyasla hayatımız üzerindeki etkisi ne kadar az.”(2)