Kitabın dili oldukça sade ve akıcı. Çok kolay okunabilen bir kitap.
Bir büyük Doğu klasiği olan Mevlânâ'nın ünlü Mesnevî'sinde yer alan bir küçük öyküden yola çıkarak yazılmıştır.
Kitabın güzelliği buradan geliyor bence. Yazar mesnevide geçen bir hikayeyi kendi inanç ve hayata bakış açısına göre kurgulayıp aktarıyor.
Kitapta aktarılmak istenen temel düşünce ve fikir, verilmek istenen mesaj şudur: Hayallere ve hakikate ulaşmak noktasında samimi ve içtenlikle inanmak gerektiği, inanmanın başarmanın yarısı olduğunu bilmeli ve bu uğurda önümüze çıkan her engeli büyük bir kararlılıkla ve sabırla aşarak hedeflenen gayeye ulaşmak. Kitapta bir ülkeden kalkıp başka bir ülkeye hazine bulmak için giden bir delikanlı anlatılıyor.
Yaptığı bu yolculuk sırasında kendini bulur, ve anlar ki, asıl hazine kendi öz benliğidir. Hazine kendi içimizdedir. Yeter ki bunu fark etmeye niyetli olalım.
Kendimce kitaptan çıkarılacak dersler özetle;
En degerli hazine: Rabbini tanımak ve bilmek, ve ona gereği gibi kulluk yapmak. Kendinin farkına varan, Rabbinin de farkına varır. Hayata daima, Allah’ın "Sevgi" ve "Aşk" ile yarattığı evrenin yaratılış hikmeti olan Marifetullah nazarıyla bakmak.
Keyifli ve bol tefekkürlü okumalar dilerim.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu kitap, bir hakikat tasavvuru ve hakkın manifestosu şeklinde nitelendirilebilir. Üstad adeta meşaleyi yakmış ve okuyucuya ışık saçma sürecine değin süregelen merhaleleri sunuyor. Kitap, coşkulu bir dili barındırıyor. Dilimde bir Eşref Ziya ezgisi tadı bıraktı desem yalan olmaz :)
Evet, bir hakikat dâvası var. Damarlardan kan değil de mürekkebin aktığı bir hakikat cihadı. Çünkü bu bir zihniyet savaşı. Hem hakikat, hem medenîyet davası.
Selametin ve hürriyetin yalnızca Allah'ı bulmakla ve iman etmekle olacağı hakikatini kör gözlere iliştirmek davası. İslam'ın çağları aşan ve aynı zamanda çağdan irtibatını koparmayan kuşatıcılığını benimsemek davası. Bu yolculuk varoluş sancısının doğurduğu; bir ülkü, aşk, ölüm ve iliklere kadar Hayat. İnsanı mefhumlardan ve kapitalist, sınırlayıcı isimlerden sıyırıp; esma-î İlahiyenin miftahı olduğu, kainatın tılsım-ı muğlâkının dahi bir miftahı olduğu hakikatine uyandırmak davası...