mechûl

Cenab-ı hakkı tanıyan ve seven; nihayetsiz saadete, nimete, envara, esrara; ya bilkuvve veya bilfiil mazhardır. Onu hakikî tanımayan, sevmeyen, nihayetsiz şekâvete, âlâma ve evhama mânen ve maddeten müptela olur.
Hilkatın en yüksek gayesi ve fıtratın en yüce neticesi, "iman-ı billah" dır. Ve insaniyetin en âli mertebesi ve beşeriyetin en büyük makamı, iman-ı billah içindeki "mârifetullah" dır. Cin ve insin en parlak saadeti ve en tatlı nimeti, o marifetullah içindeki "muhabetullah" dır. Ve ruh-u beşer için en hâlis sürur ve kalb-i insan için en sâfi sevinç, o muhabetullah içindeki "lezzet-i ruhanşye" dir.
  رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةًۚ اِنَّكَ اَنْتَ (ٱل عمران ٨)