Cenab-ı hakkı tanıyan ve seven; nihayetsiz saadete, nimete, envara, esrara; ya bilkuvve veya bilfiil mazhardır.
Onu hakikî tanımayan, sevmeyen, nihayetsiz şekâvete, âlâma ve evhama mânen ve maddeten müptela olur.
Hilkatın en yüksek gayesi ve fıtratın en yüce neticesi, "iman-ı billah" dır.
Ve insaniyetin en âli mertebesi ve beşeriyetin en büyük makamı, iman-ı billah içindeki "mârifetullah" dır.
Cin ve insin en parlak saadeti ve en tatlı nimeti, o marifetullah içindeki "muhabetullah" dır.
Ve ruh-u beşer için en hâlis sürur ve kalb-i insan için en sâfi sevinç, o muhabetullah içindeki "lezzet-i ruhanşye" dir.