Fikirzede

Hayatımdaki tüm unutkanlık hakkımı şifrelerimde kullanıyorum.Ve kötü yanı her unutup değiştirdiğim seferde “şu anki şifreniz mevcut şifrenizle aynı olamaz”ibaresiyle bakışıyorum. Kısmet
Sonrası yaşamak işte.Her şeyi toprağa vermek sonra çıkıp gelmek. Acabalar keşkeler hak böyle istedi diye temenniler. Ama sonrası korku ama sonrası haber alamamanın korkusu.Sonrası işte rüyalar. Ben ölmedimler ,bağırışlar rüyada görmemek için uyumamaklar falanlar filanlar.Biz dünyada küstük de mi niye noldu aslında çok şey ama boş şey. Hani haklıydık hani ölüme yenildik de mi biz. Ürperir hala kış bende. Hele kar gördü mü hele biraz sallandı mı ortalık. Aczimi başka çok az şeyde bu kadar hissettim. Kendimi ben dışında çok az şeyde bu kadar kaybettim. Zaman ,gelme üstüme
Bana bi sayı verdiler bu dediler.Binlerce sayı vardı onbinlerce belki de .İsim aradım yok.Tarih aradım yok. Kupkuru tahtaların üzerine sayı yazmışlar.Bakındım etrafa herkeste bir sayı,ben tek değilim .Herkes elindeki sayıyı arıyor. Döndüm durdum her sayıya baktım nerde dedim bu lanet rakamlar nerde niye bu kadar çoklar nasıl bu kadar çok. Duymadım kimseyi ,ağlarım dedim kesin ama ağlamadım. Dağ gibi adamları gördüm toprağa uzanmışlar. Anneler duydum ,teslimiyet duydum. Bebekler gördüm masum. Acı duydum acı hissettim.Başım döndü çok dolandım dolandıkça yeni biri yeni bir can çoğu tanımadık ama tanıdık da acaba bu o mudur acaba şu mudur. Buldum sonunda bulana kadar da ağlamadım ben.Sonrası ölüme teslimiyet. Belki başka türlü ölüm olsaydı başka olurdu.Bana bize mezarları sayılarıyla aratandı ya hala ürpertir .
Susmak bir çare mi ,kaybediş mi yoksa her şeye isyan edercesine bir başkaldırı mı?Susmak sesimizin yerine kullandığımız tavır mı yoksa konuşmanın ta kendisi mi? Susmak niye içimiz bu denli konuşuyorsa madem