Fikritema

Fikritema
@Fikritema
Instagram: Fikritema
27 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
Salınmak
Salınmak Wilhelm Schmid Her şey akışta mıdır? Her şey sallanmaktadır! Hayat bir salıncaktır. Gerilimini veren odur. Öyle görünse bile, hep aynı kalmaz. Kah sükunete kavuşursunuz, kah berhava oluverir. Kah her şey hakimiyetiniz altındadır, kah kaybedersiniz hakimiyeti. Kendimizden emin olduğumuz anları, yine kendimizden şüphe izler. … Bir o yana bir bu yana salınan sarkaçla barışık olmak, hayattan sevinç duyma sanatının ön koşuludur. … Yaşamaktan her an sevinç duyma beklentisi, bir yanlış anlama oldu. Daima sevinçli olabilmek, ancak bir illüzyon olabilir.
Reklam
Bugün Kalan Hayatımın İlk Günü
Bugün Kalan Hayatımın İlk Günü Maud Ankaoua Her şeyi yargılamaktan vazgeçtiğinde bir şeyleri haklı çıkarma ihtiyacından da kurtulursun. Eğer huzur bulmak istiyorsak, dünyaya iyilik dolu gözlerle ve yargılamadan bakmak şarttır. Ancak bu şekilde haklı çıkma ihtiyacından kurtulabiliriz. #MaudAnkaoua Bugün Kalan Hayatımın İlk Günü @maudankaoua @yanpasajyayinevi
Elveda Güzel Vatanım
Elveda Güzel Vatanım Ahmet Ümit … Hayat çok acımasız Şehsuvar, bunun için sanatı icat etmiş insan. Ve biz şanslıyız, çünkü yazabiliyoruz. Hayat üzerimize geldiğinde, günler katlanılmaz olduğunda, sığınabileceğimiz ‘edebiyat’ adında şahane bir liman var. Üstelik yazacaklarımız sadece kendimiz için değil, başkaları için de sığınak olabilir, onlara yeniden yaşama sevinci verebilir. Anlamıyor musun, başka türlü çekilmez bu hayat.
Alıntı
Katre-i Matem İskender Pala’nın romanı ‘Katre-i Matem’, iç içe geçmiş kurgusal yapısıyla, konusuyla ve kelimelerin akışıyla etkileyici… Lale Devri’nden kesitler sunan romanın adı ‘Katre-i Matem’, ‘bir matem damlası’ demek… Roman, bilmece edasında iç içe kurgulanmış bölümlerden oluşuyor. Her bölümle ilişkilendirilmiş ‘derkenar’ yazıları ise romanı daha da güzelleştirmiş. İstanbul’da eski kitaplar için düzenlenen bir müzayedede satın aldığı Divan şiirlerinin derlendiği bir kitabın son bölümünde yer alan ‘66 Soruda Bir Cinayet’ başlıklı öyküyü günümüz Türkçesi ile yeniden yazan ve yayınlayan İskender Pala, öykü yazarının kitapta açık kimliğini belirtmediğini, belirtmekten de kaçındığını ve tüm araştırmalarına karşın Lale Devri’nde yaşadığını tahmin ettiği yazarla ilgili hiçbir bilgiye erişemediğinden bahsediyor romanın önsözünde. Roman, bir cinayet üzerinden Lale Devri gerçeklerini anlatıyor. Romanın ana karakteri Şahin… Şahin, evlendiği gecenin sabahında odanın her yerinin kanla kaplı olduğunu görüyor ve sevdiği kadın Nakşigül’ü ölmüş olarak buluyor. Esrarengiz bir cinayetin suçu, olayın ne olduğunu bir türlü anlayamayan ve derdini anlatamayan Şahin’in üzerine kalıyor. Tutuklanıp, zindana atılan Şahin’in denize atılmasına karar veriliyor, ancak şans eseri denizde oluşan sert lodos, Şahin’in kaçıp kurtulmasını sağlıyor. Kaçmayı başaran ve Macar bir doktorun kayığına binen Şahin, doktorun yüzünü değiştirme işlemi sayesinde yeni bir yüzle tanınmayacak hale geldikten sonra Nakşıgül’ü öldürenlerin peşine düşüyor. Roman, Şahin’in bu süreçte karşılaştığı zorluklar ile şekileniyor.
Stefan Zweig - Mürebbiye Bu kitap, Stefan Zweig’in klasikleşmiş dört öyküsünü kapsıyor. Kitaba adını veren ilk öykü, Mürebbiye… Diğer hikayeler ise ‘Yaz Novellası’, ‘Geç Ödenen Borç’ ile ‘Kadın ve Yeryüzü’ Dört öykünün de ana karakterleri kadınlar. Hepsinde de olay örgüsü, psikolojik çözümlemelere dayanarak oluşturulmuş. ‘Mürebbiye’ öyküsünün kahramanları, 12 ve 13 yaşlarındaki iki kız kardeş ve mürebbiye… İki kız kardeşin bakış açısıyla anlatılan öyküde; mürebbiye, ailenin yakını Otto ile yakınlaşıyor ve bu ilişki aristokrat aileden kabul görmeyince evden gönderiliyor. Yazar; bu öyküde masumiyeti, aşkı, etik kuralların keskinliğini ve toplumsal normların bağlayıcılığını iki kız kardeşin mürebbiyelerini koruma ve evden gönderilişini önleme çabasıyla anlatıyor. ‘Yaz Novellası’ öyküsün karakterleri; asil ve zengin yaşlı bir adam ve 16 yaşındaki genç bir kız… Yaz ayında tatil beldesi Cadenabbia’ya gelip bir otele yerleşen adam, otelde yemekte gördüğü genç kıza isimsiz mektuplar göndermeye başlıyor, bu mektupları okuyan genç kızı da yakından izleyen adam için bu bir süre sonra oyununa dönüşüyor. Bu hikaye, yine yazarın psikolojik analizlerini içeren cümlelerle şekilleniyor. ‘Geç Ödenen Borç’ öyküsünün karakterleri ise iki yakın çocukluk arkadaşı Margaret ve Ellen…. Öykü, Margaret’in yıllar sonra Ellen’e yazdığı mektubu konu alıyor. Margaret’in psikolojik buhrandan kurtulmak amacıyla yalnız geldiği otelde Ellen ile birlikte her ikisinin de çocukluk aşkı olan Peter Sturzentaler ile karşılaşıyor. Derbeder bir yaşam içerisinde olan Peter’e manevi borcunu onu çevresindekilere karşı yücelterek ödemeye çalışan Margaret, Ellen’e mektuplar yazarak yıllarca sakladığı sırrı da anlatıyor. ‘Kadın ve Yeryüzü’ ise, yazarın kadın ve erkeği tabiat ile eşleştirerek kurguyu
1000Kitap
Reklam