Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın ilk okuğum kitabı oldu. Gerçek anlamda kitabın sade dili ve akıcı olması hoşuma gitti. Sayfalar arasında çok samimi ve eğlenceli günlük hayattan diyaloglar da yer alıyor. Ayrıca Halley kuyrukluyıldızı hakkında verilen bilimsel bilgiler benim için merak uyandırıcıydı. Ve bütün bunların yanında ana karakterlerin mektuplaşma serüvenine eşlik ediyorsunuz. Sürükleyici bir şekilde okuyup çerez gibi keyifle bitirebileceğiniz bir kitap arıyorsanız doğru seçim olacağı düşüncesindeyim. Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar
Gözyaşlarım dağıldı yollara inci taneleri gibi, karıştı yağmura, ben dağıldım…
Hepsini geri koydum tek tek ceplerime, ağır gelse de yüreğime.
Dalgındım, yorgun, adımlarım karışık…
Ve sen çıkageldin, gözlerin buğulu, adımların dağınık ve aklın karışık.
Sağına soluna bakındın,
Yutkundun ama konuşan sadece gözlerindi, anlatmak istiyordu düşündüklerini
Ve bekledin, bekledim, bekledik…
-ben başkayım.
-ben de başkayım ( Fatma’ydı bu.)
-Doğru, hep başkayız. Ayak bastığımız her yer dünyanın merkezi oluyor. Her şey bizim çevremizde dönüyor.
Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne güz, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte…
İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık.
İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine. Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken duvarlara dalıp dalıp gitmesi. Türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık. Ödünç sesle konuşan bir kalabalık içinde kendi sesiyle silinmek. Birdenbire büyümesi, gülüşü artık yaprak kıpırdatmayan bir çocuğun…