Pathfinder’la uğraştığım tüm bu zaman boyunca, bu anın nasıl olacağını hayal ettim. Biraz hoplarım zıplarım, sevinç naraları atarım ya da belki dağa taşa hareket çekerim (çünkü kahrolası gezegenin alayı bana düşman) diye düşünüyordum fakat böyle olmadı. Hab’a geri döndüğümde, GDF elbisemi çıkardım, toprağın üzerine oturdum ve ağlamaya başladım. Birkaç dakika küçük bir çocuk gibi hüngür hüngür ağladım
Bu kitabı uzun zamandır okumayı düşünüyordum. Düşündüğüm gibi güzel kitaptı. hikaye örgüsü, iç diyalogların iyi betimlenmiş, tasvir edilmis. Japon kültürünü de iyi yansıtıyor. Japonya'da bir macera yaşamış gibiyim. Cok güzeldi.
özgür olmanın ne anlam ifade ettiğini, henüz tam olarak anlayabilmiş değildim. Anlayabildiğim tek şey, artık yalnız olduğumdu. Yalnız ve bilmediğim bir yerde. Pusulasını ve haritasını kaybetmiş bir gezgin gibi. Özgür olmanın anlamı bu muydu acaba? Bunu bile tam olarak anlayabilmiş değilim.