Finch

Finch
@FinchAndre
Dünyanın bir ucundaki kelebeğin kanat çırpması, dünyanın diğer ucunda fırtınaya sebep olabilir.
Yıkılışım da sevgim kadar büyüktür benim. Bırak kalbimden ses veren bütün teller ben yaşadıkça sana inanmayı söylesin. Sana kayıtsız şartsız inanmak olsun bütün kazancım yaşamaktan. O zaman her şeye katlanırım. Korkulardan endişelerden uzakta her saniye yaşadığımı bilirim. Çaresizlikler beni korkutamaz. Şu aşağılık dünyanın hiçbir acısı seni sevmeyi unutturamaz bana artık. İnanmak, seni düşündükçe söylediğim bir şarkı olmalı dudaklarımda. İnanmak, gökyüzünün en karanlık zamanında bile görebileceğim bir yıldız olmalı. Dağlardan denizlerden esen serin rüzgarlar gibi senden gelen bir şey olmalı inanmak. Kimi gün kalem olmalı parmaklarımda, kimi gün kulağımda musiki, gözlerimde ışık olmalı. İçtiğim suda, yediğim ekmekte sana inanmanın tadını duymalıyım. Her sabah ilk ışık ,sana inanarak yaşayacağım mutlu bir gün getirmeli bana. İşte o zaman yokluğa bile dayanabilirim, özlemlerim daha derin bir anlam kazanır. Seni beklerken şüphelerin o kahredici zehriyle geciktiğin her saniye bir defa daha ölmem.
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yapacağımız her hareketten önce ciddi olarak düşünmeye başlasak, vereceği sonuçları önceden kestirmeye çalışsak, önce kesin sonuçları, sonra olası sonuçları, sonra raslantısal sonuçları, daha sonra da ortaya çıkması düşünülebilecek sonuçları düşünmeye kalksak, aklımıza bir şey geldiğinde, bulunduğumuz yerde çakılır, hangi yöne olursa olsun bir adım bile atamazdık.
Sayfa 86
Edebiyat
Ruhu İyileştirme
Ruhun bilen kısmı, çeşitlilikten hoşnut olsa da hisseden kısmı onu pek aramaz. Ruh sürekli aynı şeylere maruz kalmaya dayanamayan bir vücuda bağlı olduğu için değişmeyen koşullara uzun süre tahammül edemez. Ruhumuzun uyarılması, sinirlerde vahşi bir canlılığın dolaşmasına dayanır ve bu da iki duruma yol açar: sinirlerdeki yorgunluk nedeniyle, canlılığın akışı durgunlaşır hatta durur veya aktığı her yeri dağıtıp yok eder Demek ki, her şey belli bir süreden sonra yorucu olmaya başlar ve bu bilhassa son derece yoğun hazlar için geçerlidir. Ruhumuz hissetmekten bıkar ama hissetmemek de onu bunaltıcı bir hiçliğe sürükler. Bu hastalığı iyileştirmenin veya önlemenin yolu, değişiklikleri çeşitlendirmektir. Böylece ruh yorulmadan hisseder.
Sayfa 37 - Karbon Kitaplar Çev. Aysu Aggül·Kitabı okudu
Tanımlama
Romana Guardini, melankoli ve hüzün anlamlarının ikisini de içeren Almanca kavramın (Schwermut'un) anlamını belirtirken, bu kelimenin ruhun ağırlığı anlamına geldiğini söylemektedir: Bu, insanın üzerine çöken ve onu ezecek kadar aşağılara çeken bir ağırlıktır. Böylesi bir duyarlılık insanı varoluşun acımasız katılığından dolayı kırılgan ve incinebilir kılar. Ruh hayattaki geri dönüşsüz şeyler yüzünden yaralıdır: Her yerde bulunan acı, özellikle de kırılgan ve savunmasız kişileri yaralar, talihsizlik zaman zaman yaşamı son derece acımasız ve amansız kılar.
Sayfa 24 - Yapı Kredi Yayınları - 1. Basım: İstanbul, Şubat 2018 - Çeviren: Meryem Mine Çilingiroğlu
Yine birbirimizi tanımıyor gibi yapacağız. Ben adının geçtiği yerlerde derin bir nefes alacağım, son nefesim gibi. Yürüdüğüm yollarda ayak izin vardır diye daha dikkatli geçeceğim. Şehri yüksekten seyrettiğim zaman aklıma ilk gelen yine sen olacaksın. Manzaradan çok seni seyrettiğimi hatırlayacağım gülümseyerek. Yolculuklara çıkmayı hiç sevmeyeceğim mesela, çünkü hiçbir yolculuk sensiz anlam kazanmayacak. Alışılagelmiş ne varsa bir bir vazgeçeceğim hiç istemeyerek. Doğru olan ne olduğu düşüncesine anlam bulamamanın çaresizliğini yaşayacağım uzunca bir süre… Üzülme, zor olacak ama alışacağım. Ve en güzel yerinde uyandığın rüyan gibi dönüşü olmayacak hiçbir şeyin. Eğer şu an gözlerin satırlarıma değiyorsa, bil ki bitmiş olacak hikayemiz…
Edebiyat