Tevfik Dayı tıpkı benim o aralar hep yaptığım gibi bu dileği evliliğinin üçüncü ayında içinden geçirmeye başlamıştı. Artık çok geride kalan bekârlık günlerinin saadetini düşündükçe bu cendereden tek çıkış yolunun karısının ölmesi olduğuna kanaat getirmişti. Günler aylar geçmiş ama Naciye Teyze dişli çıkmış, bir türlü ölmemişti.
“Sonra ne oldu Tevfik Dayı?” diye sordum.
Tevfik Dayı rakısından sıkı bir yudum aldı:
“Baktım ölmüyor, ben de bari onu seveyim dedim.”
Tahliye olunca, mümkünse mezarlığa yakın bir yerde yaşamak istiyordu. Tek kurşunla öldürdüğü kadını daha çok ziyaret edebilmek, kaderindeki bozuk teraziyi dengeleyebilmek için. Lakin, ona söyleyemediğimiz önemli bir hakikat vardı. Kadınlar asla unutmazlardı. Bazı adamları ölünce bile affetmezlerdi kadınlar. Boşuna çırpınıyordu.