Bazı kitaplar oluyor, insanlara okutmak istiyorum ve tavsiye ediyorum. Sonra o insanlar "Neden okumalıyım?" diye soruyor ve ben cevap veremiyorum. İşte bu kitap da onlardan birisi. Şöyle bir bakınca kitabı tavsiye etmem için özel bir neden yok ama tanıdığım herkesin de okumasını istiyorum. Garip, insanı ikircikte bırakan türden bir eser Yaşamak. Bu yüzden size neden okumanız gerektiğini söylemem, sadece okuyun diyebilirim.
Okuyun.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İlk kitabı okuduktan sonra "Amma da epik," dedirtmişti seri, hayliyle ikinci kitabın daha da epik olması şaşırttı.
İkinci kitap olduğu için olsa gerek, ilk kitaba göre çok daha akıcıydı. İlk kitapla birlikte kurguya oturmuş karakterlerin gelişimini okumak gerçekten keyifliydi. Kaladin bölümlerini zaten iple çektik, Shallan bölümlerine de hep sıkılma beklentisiyle başladım ama hiç de öyle olmadı. Yine de okur olarak karakterlerin "flashback" tarzı geri dönüşlerini oldum olası sevmemişimdir, bu yüzden oraları okurken keyfim kaçtı diyebilirim.
Bu kitap bir serinin ikinci kitabından bekleyebileceğiniz her şeyi veriyor. İlk kitaptaki soru işaretlerinin cevaplanması, heyecanın artması, olayların evrenin mantık kurgusu içerisinde ilerlemesi... İsteyebileceğiniz her şey ama her şey bu kitapta mevcut.
İyisiyle kötüsüyle İnce Memed serüveni bitti. Bu son kitap olduğu için bu incelememde seriyi tümüyle değerlendireceğim.
Her şeyden önce İnce Memed serisi sıradan bir seri, İnce Memed karakteri sıradan bir karakter değil. İnsanların seriye başlarken bunun farkında olarak, serinin her harfinin kıymetini bilerek okuması gerekli. Birçoklarına göre İnce Memed Türk edebiyatının en önemli karakteri.
İlk kitabı okurken çok heyecanlandığımı ve meraklandığımı hatırlıyorum. Yine o kitabı bitirince geriye üç kitap daha kaldığını bilerek hem sevindiğimi, hem üzüldüğümü hatırlıyorum. Seviniyordum çünkü hikâye yaklaşık bin beş yüz sayfa daha devam edecekti, üzülüyordum çünkü bu bin beş yüz sayfa yeterli gelmiyordu.
İkinci kitapta heyecanımın bir kısmı kayboldu. Görmüştüm ki ikinci kitap birinci kitabın bir yansıması gibiydi. Olaylar çok benzer, gidişat çok benzer. Kitabın başı, ortası, sonu çok benzer. Bu yüzden hevesim kırıldı, yine de ikinci kitabı da çok sevdim. Bununla birlikte, "Tüm seri böyle birbirini mi taklit edecek?" düşüncesi beni ürküttü, tam da bu yüzden seriye birkaç aylık ara verdim.
Üçüncü kitabı bitirdiğimde hayâl kırıklığım daha da arttı. İkinci kitabın birinci kitabı bir ayna gibi yansıtmasına üzülürken üçüncü kitap onların gölgesi bile etmiyordu. Kitabın adı İnce Memed'di fakat Memed'i neredeyse hiç okumamıştım. Kaldı ki olay akışı da ilk iki kitapla çok benzerdi. Sadece bu sefer olayları İnce Memed civarından değil, daha çok ağa ve beylerin düşüncelerinden ve ağızlarından okuduk.
Buradan sonrasında dördüncü kitap hakkında ufak tatkaçıranlar mevcuttur.
Dördüncü kitap da yine benzer bir olay akışına sahipti. Bu beni inanılmaz bir hayâl kırıklığına uğrattı. İlk kitapla son kitap arasında otuz seneyi aşkın süre varken nasıl olur da kitaplarda bir değişiklik