Aslında kutsal bir meslek olmakla beraber artık değerini bir o kadar da kaybeden bir meslek haline geldi. Aramızda vardır öğretmen, öğretmen adayı tabiri caizse atanamayan öğretmen. Bende bir öğretmen adayıyım yarının ne getireceğini bilmediğimiz bir ülkede öğretmenlik hayaliyle yaşayan binlerce insandan biriyim.
Herkesin okuldan, öğretmenden hatta arkadaşlarından dahi soğutan bir öğretmeni vardır aksine okulu, hayatı,derslerini sevmeye teşvik eden bir öğretmeni de vardır. Benim de beni hayata dört elle sarılmam için üzerimde çok emeği olan bir öğretmenim vardı. Hatta hâlâ görüşüp konuşuruz. Hep okulu sevdim,mesleğe aşık olup şimdi de onun gibi bir öğretmen olmak için çabalıyorum. Demem o ki öğretmenlik yapmak ile öğretmen olmak arasında çok büyük fark var herkes öğretmen olabilir ama çoğu insan öğretmenlik yapamaz.
Sevgili meslektaş arkadaşlarım sizi seviyor ve herkes öğretmenlik olan kutsal mesleği layıkıyla yerine getireceğine inanıyorum. İyiki öğretmeniz.
İlk polisiye roman okuma deneyimim, doğrusu pek sevmezdim ama bu kitap benim için çok farklı bir yer edindi. Çok üzüldüm,çok heyecanlandım, çok kızdım. Üzücü bir romandı ama hayattan dersler ve nasihatlerle çok şeyler kattı. Eminim size de çok şey katacaktır.
Nevzat komiser yardımcısı Ali ve kliminolog Zeynep ile körebe lakaplı seri katilin peşine düşer. Pek kolay olmuyor ama pek gizemli ve şifreli yöntemleriyle şaşırmamak elde değil. Yılların rakamlarının toplamı ve kişilere göre cinayet işleyip gözlerini kuşak ile başlayıp, kulağını kesip yanlarına bir oyuncak bırakıp ortadan kayboluyor. Yıllarca süren bu durum. Yeri geliyor organ kaçakçılığı ve mülteci olayına da değiniyor ve ardı arkası kesilmeyen olaylar silsilesi. 12 yılın sonunda asla tahmin edemeyeceğimiz bir kişi cinayet zanlısı çıkıyor. (İsim vermeyelim ;) ) Gittikçe artan pedofili vakalarının son bulması temennisi ile. Okuyun,okutun size çok şeyler katacağına eminim. İyi okumalar dilerim.
Güney Koreli olan yazar Sun-Mi Hwang mükemmel bir kitabı olan "Uçabileceğini Hayal Eden Tavuk" kapağına bakınca çocuk kitabı gibi duran ama aslında her yaşa hitap eden mükemmel bir kitap.
Filiz; aslında bir tavuktur. Kapalı olan kümesinde sıkılmıştır ve dışarıya çıkmak istiyordur. Özgürce yumurtlamak ve civciv çıkarmak istiyordur. Yumurtladığı her yumurtayı çiftliğinin sahibi alıp götürür ve buna çok sinirlenip yumurtlamayı reddeder. Sizce bunu başarıyor mu?
İsminin Filiz olmasının sebebi ise bitkiler gibi filizlenmek istediği için kendi ismini kendisi koyar. Filizlenir mi ?
Bana çok şey kattığı gibi sizede çok şey katacağını düşünüyorum.
İçinizde bu kitabı okuyan varsa yorumlarda buluşalım. Okumayanlara iyi okumalar dilerim.
2. Dünya Savaşı'nda Japonya'ya atılan atom bombaları birçok insanın ölümüne, sakat kalmasına ve hatta lösemi olmasına yol açtı.
Etkisini ise 10 yıl sonra gösteren radyasyon pek çok çocuğun ve gencin hastalanmasına neden oldu.
Sadako;enerjik, neşeli ve başaralı bir genç kız. Okulunun atletizm takımına seçildi ve bir gün yarışma sırasında rahatsızlandı pek önemsemese de ilerleyen zamanlarda okulunda bayılması ve hastaneye kaldırılmasıyla hastalığını öğrendi. Hep ümitliydi bir gün iyileşeğine. Japon geleneğine göre kâğıttan Bin Turna Kuşu yapan herkesin dileği kabul olur. Sadakonun ise ümidi ikiye katlandı. Çok geçmeden kuşlarını yapmaya başladı. Ama maalesef o sadece 644 kuş yapabilmişti. Geri kalan 356 kuşu ise Sadako vefat ettikten sonra arkadaşları tarafından katlandı ve 1000 kuşuyla 25 Ekim 1955 de vefat ederek gömüldü.
Kısa ama etkili bir kitap yaş sınırlaması olmadan herkesin okumasını tavsiye ederim. İyi okumalar dilerim. :( (mendillerinizi almayı unutmayın)
10 yaşından 100 yaşına kadar herkesin kesinlikle okuması gereken bir kitap. Namaz kılan birine bile çok şeyler katacağına eminim. Şiddetle tavsiye ediyorum. Okuyun ve okutun.