Rahatsız edici pişmanlıklar; aklın, değiştirilemezi değiştirmek, artık faydasız hale gelmiş planları yapmak, geriye döndürülemez geçmişin mimarı olmak için durmak bilmeyen çabası.
Büyükler sayılara bayılırlar. Tutalım, onlara yeni edindiğiniz bir arkadaştan söz açtınız, asıl sorulacak şeyleri sormazlar. Sesi nasılmış, hangi oyunları severmiş, kelebek biriktirir miymiş, sormazlar bile. “Kaç yaşında?” derler, “Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor?” Bu türlü bilgilerle onu tanıdıklarını sanırlar.
Dünyada yapacak hiçbir şeyimizin olmadığı apaçıktır; fakat kokuşmamızı gevşeklik içinde sürdürmek yerine ter kokuları yayarız ve leş gibi kokan bir havanın içinde kalırız soluk soluğa.