‘Her tecrübenin ve bunlar üzerine her düşünmenin ardından duygularımıza dair sezgimiz artar, ta ki benliğimiz her durumda karnındaki hissi dinleyerek doğru karar verebilecek hale gelene kadar. Bunun üzerine ve bir dizi başka konu üzerine düşünmek ruhumuza bakmanın bir icabıdır.’
“Kendiyle dost olmak bedenin hususiyetleri yanında duyguların tüm çeşitliliğini ve zıtlığını da kabullenebilmeyi gerektirir. Öz-empatinin bir parçası olan insanın kendi kendisiyle duygudaşlığı duyguların geniş yelpazesi olmazsa hayatın gerilimini kaybedeceğini idrak ederse eğer mızmızlıktan uzak durur. Üzüntüyü tanımazsam sevinci nerden bilecektim? Şevksizlik hatta acılar olmasa zevkler boz bir normallikten ibaret olurdu. İyi duygular sevindirir fakat kötü duygular da hayatın bereketine katkıda bulunur. Demek tüm bu zıt duygulanımlardan uzlaşmaya gayret ederek açığan çıkan enerjiyi kuvvetli yanlarımız üzerinde çalışmak için kullanacağız.”
‘Dünyaya katlanabilmemizi sağlayan iyiliklerimizin tarihidir. Eğer iyi yürekliler olmasaydı, iyilik dolu sözler, bakışlar, mektuplar olmasaydı, yaşamımızın en kötü niyetle hazırlanmış pis bir şaka olduğuna inanasım gelirdi.’
-Robert Louis Stevenson