-Görüş, etki ve temas alanımız ne kadar darsa o kadar mutluyuzdur. Bunlar ne kadar genişse o kadar ıstırap çeker, ürkeriz. Çünkü bu alanla birlikte kaygılar, arzular ve korkular da çoğalır. Bu yüzden körler bile bize ilk başta göründüğü kadar mutsuz değildir.
-İnsanoğlunun en yüce mutluluğu kişiliğidir yalnızca.
-Mevki ve zenginlik farklılıkları herkese oynayacak bir rol verir; ama bu role asla içsel bir mutluluk veya huzur karşılık gelmez.
-Acıyı doğuran yokluk ve yoksunluktur.
-Ruhun asaleti ketumluğa sürükler.
-Serbest zaman cahillerin can sıkıntısıdır.
-Zengin ruhlu bir insan her şeyden önce acıdan rahatsızlıktan uzak olmaya sessizliğe ve dinginliğe ulaşmaya çabalayacak bunun sonucunda sakin, mütevazi ama mümkün olduğunca itirazsız bir yaşamı arayacak ve buna uygun olarak insan denilen varlıklarla birkaç tanışıklıktan sonra inzivaya çekilmeyi hatta ruhu çok yüceyse yalnızlığı seçecektir.
-İnsanlar arasında yaşamak zorunda olan biri kötü, zavallı ve gülünç olanı ebedi ve metafiziksel bir ilke sonucunda böyle olması gereken bir değişmez olarak kabul etmeli ve en fena durumlarda bile ''böyle cinslerin de bulunması gerek'' diye düşünmelidir.
Niçin birbirleriyle geçinemiyorlar ? Hepsi birbirine benziyorsa, niçin birbirlerini kırmak için bu kadar çaba harcıyorlar ? Shout öyle sanıyorum ki bir şeyi anlamak üzereyim, Boo Radleyin bunca yıl niçin evine kapandığını anlıyor gibiyim.
Kelimeler sadece not düşmeye yarar. Melodiyi oluşturan fikirlerdir.
Yeterince yaşamadığını hissettiğinde ölümü düşünmek her zaman çok daha ızdıraplı olur.