Tohum ÖlmezseAndré Gide nin otobiyografik kitabı.
2 bölümden oluşuyor kitap.
İlk bölümü okumak oldukça zorladı, yer yer koptum diyebilirim. Gide'nin kendisinin de kitapta birkaç kere belirttiği gibi kronolojik bir sıralama ile giden bir öykü değil, bu da biraz zorlaştırıyor bağlantı kurmayı özellikle 1. Bölümde.
Bu bölümde Gide'nin çocukluğu, gençliği, annesi ile ilişkileri, kuzenleri ile ilişkilerini okuyoruz.
İkinci bölümde Gide'nin gezdiği yerler, Oscar Wilde ile zamanları yine annesi ile anıları anlatılıyor.
2. Bölüm benim için daha akıcı ve ilgi çekiciydi. Özellikle yazarın Oscar Wilde ile anılarını okumak güzeldi.
Nohut OdaMelisa Kesmez den okuduğum 3. Kitap. Yazar bu kitapla Sait Faik Abasıyanık Hikaye Armağanı ödülünü kazanmış.
5 farklı hikaye, 5 farklı hayat, farklı duygular ama tek ortak noktası sığınacak bir yuva, bir liman arayışı, yazarın tabiriyle kabuğunu arayış...
Ayrılık, ölüm, yas, acıyla baş etme duygularını merkeze alan hikâyelerde yazar, kalemini ustalıkla kullanmış ve altı çizilecek pek çok satır ile kitabı ne ara bitirdiğinizi anlamıyorsunuz.
İlk öykü olan "Kalanlar" ve son öykü olan " "Kız Kardeşim Handan" en sevdiğim öyküler oldu.
Özellikle "Kız Kardeşim Handan" o yutkunarak okudum.
Kitabın ismi ilgimi çekmişti. İyi ki de çekmiş, eskilerin "Nohut oda bakla sofa" tabiriyle küçücük evlere büyük acılar sığıyor...
Nohut OdaMelisa Kesmez · Sel Yayıncılık · 201810,5bin okunma
Aşk Romanları Okuyan İhtiyarAYŞE ÖZSOY tavsiyesidir
"... Sular hayvanı ormanın derinliklerine, beyaz adamın asla kirletemeyeceği yerlere, Amazon Nehri'nin sularına, akıntıların cesedi taşlara çarparak parçalayacağı ve insan denen aşağılık haşarattan ebediyen korunacağı bir dünyaya taşıdı." (Sf 133)
İnsanoğlunun hırsı ile güzel olan şeyleri yıktığını anlatan muhteşem bir alıntı.
Doğa ve insan karşı karşıya. İnsanın vahşetini ve doğanın mücadelesini anlatan güzel bir hikaye.
Antonio José Bolìvar, El İdilio şehrinde kendi halinde yaşayan ihtiyar bir adam. Gündüz avlanıyor, yiyeceğini çıkarıyor, gece ise şehre gelen dişçinin getirdiği aşk romanlarını okuyor.
Tüm huzur bir cesedin bulunması ile bozuluyor. Ormandaki dişi bir jaguarın ailesini avlayan ve dişi jaguarın öfkesini tüm insanlara yönelten bu adamın ölümü, Antonio José Bolìvar' ı tecrübeli olduğu için jaguarı yakalamaya itiyor.
Sürükleyici bir macera hikayesi. Kitap isminden dolayı kitapta okuduğu aşk romanlarından kesitler olacağını, macera dolu hayatını aşk romanları ile dizginleyen ihtiyar hayal etmiştim. Keşke daha fazla bahsedilseydi.
Fakat betimlemeler o kadar etkili ki okurken kendimi, Amazon ormanlarında yağmur altında yürürken, jaguarın öfkeli sarı gözlerini ağaçlar arasında görürken buluyordum.
Kent ve KöpeklerMario Vargas Llosa dan okuduğum 5. Kitap oldu. Kitapta askeri akademide öğrenim gelen öğrencilerin yaptıkları ve yaşadıkları anlatılıyor.
Leoncio Prado Askeri Okulu'nda 3 yıl okuyan Llosa, bir öğrenci olarak yaşadığı deneyimlerini anlatıyor.
Llosa, : "Leoncio Prado'da olduğumdan beri onun hakkında yazmak istedim... Leoncio Prado'ya karşı isyanımın bir çıkış yoluydu. Çünkü okulda bunun hiçbir belirtisini göstermeye cesaret edemezdiniz" diyor. Ve kitap yayınlandıktan sonra öfkeyle karşılanıyor ve Leoncio Prado' da törenle 1000 tanesi yakılıyor, bu da ne kadar gerçekçi olduğunu kanıtlıyor.
Vargas Llosa'nın anlattığına göre, babası onun şiir yazdığını ve edebiyatla ilgilendiğini öğrenmiş, geleceği için endişelenmiş ve ayrıca şairlerin eşcinsel olduğuna dair genel inanış nedeniyle erkekliği için de endişelenmişti. Babasına göre mükemmel panzehir Leoncio Prado Askeri Okulu'ydu. Bu nedenle Llosa, 3 yıl orada okumuş ama son sene başka okula geçmiş.
Kitaptaki karakterlerden Alberto Fernandez' in hikayesi ki lakabı Şairdir, Llosa ile benzerlik göstermektedir.
Konusuna gelince:
Askeri okuldaki öğrencilerin yaptıkları ve yaşadıkları dehşet verici. Kızılderili, beyaz, siyah, suçlu, masum, asi pek çok sınıf bir arada bulunuyor. Toplumsal normlardaki çatışmalar okula da sıçrıyor. Bu okulda erkek olma, adam olma terimleri sık sık kullanılıyor, hatta işlenen suçlar erkek oldular diye görmezden gelinebiliyor.
Teğmen Gamboa, Şair, Jaguar, Köle, Boa isimleri ve hikayeleri ön plana çıkıyor. Üst sınıfların alt sınıflara zorbalıkları ve nihayetinde eğitim sırasında bir öğrencinin ölümü kurum içindeki makamlarda adaleti sorgulatıyor.
Kitaptaki şu alıntı herşeyi gözler önüne seriyor:
" Olayları yasaya değil Gamboa, tam tersine yasayı olaylara uyarlamalıyız." (Sf 384)
Irkçılık ve
Kent ve KöpeklerMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 202124 okunma
Kağnı - Ses - EsirlerSabahattin Ali nin farklı dergilerde farklı tarihlerde yayınlanan öykülerinin derlemesi.
Kitap 3 bölümden oluşuyor:
1. Bölüm KAĞNI; 13 öykü
2. Bölüm SES; 5 Öykü.
3. Bölüm ESİRLER ; Tiyatro oyunu.
Kağnı bölümündeki öyküler Ses bölümündekilere göre daha ağır, hüzünlü ve çaresizlik kokan öykülerdi. Zenginin kibri, zengin fakiri ezmesi, çaresizlik, silik karakterler, cehalet ve fukaralığın Kader olmasını o zamanların gerçek olaylarıyla anlatmış Sabahattin Ali.
Her öykünün ayrı bir tadı ayrı bir etkisi oldu üzerimde. "Apartman" öyküsünde Bir babanın çaresizliği, "Kafa kağıdı" öyküsünde naif bir köylünün torununun kafa kağıdını kendisininki gibi göstermesi ve başına gelenler, "Arabalar 5 kuruşa" öyküsünde ise oyun çağındaki küçücük bir çocuğun oyuncak arabasını satması, "Ses" öyküsünde ise naif saf amele bir işçinin güzel sesiyle ve kendisine yukarıdan bakan okumuşlarla imtihanı çok etkileyiciydi.
Bu arada hapishane öykülerinde ise Sabahattin Ali, Sinop cezaevinde iken kendi duygularını aktarmış öykülerinde.
Bazı öyküleri yutkunarak okudum benim için çok yoğun bir süreçti bu 3 günlük serüven.
Esirler bölümü ise 7. yüzyılda Kürşad'ın 40 askeri ile Çin sarayı'nı basmasından esinlenerek yazılan bir tiyatro oyunuydu. Tiyatro oyunu olmasına rağmen oldukça akıcı ve merakla okunan bir bölümdü.
Anadolu'nun farklı kesimlerinden farklı yerlerinden farklı duyguları içeren 18 öykü bence okunmalı.