“Müzikte ahengin kulağa hoş gelebilmesi için öncesinde ahenksizlik olmalıymış. Bu sebeple müzikte ahenk ve ahenksizliğin bir arada var olması gerekiyormuş. Yaşamımızın da müzik gibi olduğunu söylüyor. Uyumdan önce uyumsuzluk olduğu için hayatlarımızın güzelliğini hissedebiliyormuşuz.”
Dingin, sakin yumuşacık bir okuma oldu. Hani her ruh halinize uyum sağlayan, içinde bulunduğunuz her duygu durumuna iyi gelen kitaplar var ya işte Hyunam-Dong Kitapevi öyle bir kitap. Tam da ismi gibi ve hatta kapağı gibi kitapçının ve kitapların içinde kesişen hayatları konu ediyor. Yazarın dili temiz ve yalın. Okuru hiç yormadan, sakince ilerletiyor satırları.
Okuduğumuz bu kurmaca bizi kitap sohbetlerine de kahveye de doyuruyor :) Kitapçının içinde olan barista kendini gün gün geliştirirken kitapçının da düzenlediği çeşitli etkinlikler bize faydalı ve iyileştirici dakikalar yaşatıyor. Şirin bir mahalle arasında bir kitapçı başta sessiz ve belki işlevsiz olsa da sonrasında bence birçoğumuzun hayalini canlandırıyor :’)
Kitabın arka kapağında şu söz geçiyor “ Hyunam-Dong Kitapevi, huzuru ve güven duygusunu yakalamanızı sağlayacak, size kitapların iyileştirici gücünü hatırlatacak yürek ısıtan bir hikâye.” Tam da böyle aslında, kitabı en iyi anlatan cümlelerden biri bu belki.
Hayallerinin peşinden koşmanın ve bunu akıl süzgecinden geçirip cesaretle harmanlamanın nefis bir yol haritası var kitapta. Çok keyifle okudum. Size de tavsiye ederim dostlar