Göğe Vurgun

Göğe Vurgun
@Gogevurgun
Ve insan en çok göğe vurgun. Sonra zifiriye, şiire ve hep Allah’a. Cahit Zarifoğlu #202779704
Fizyoterapi ve Rehabilitasyon
Rize -Ankara
4 Haziran 2003
409 okur puanı
Ekim 2022 tarihinde katıldı
Puan vermedi·203 syf.··
2024 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2024 20:30
Livaneli'nin okuduğum 7. kitabı oldu bu kitap. Önsöz kısmında Livaneli kitabın kendisi için olan önemini uzun uzun anlattığı için ve kitabı sürekli yenilendiğini 9 yıl gibi uzun bir süreden sonra son halini aldığını yazdığı için beklentimi çok yükselmişti. Ama okuduğum diğer kitaplarına göre biraz sönük kaldı kitap. Yine de her ne kadar yazar kitabı yazmaya uzun zaman ayırmış olsada ilk kitabı olduğu için bu durumu normal karşıladım. Zülfü Livaneli'ni okumayı çok seviyorum. Okumayalı uzun zaman olmuştu ve kalemini özlediğim için hemencecik bir kitabını okuyayım dedim. Olay örgüsü gayet güzel bir şekilde yazılmış. Akıcı ve sade bir dili var. Asla sıkmıyor ve kendisini okutuyor kitap. Ayrıca yazar iki ayrı kişinin anlatımıyla olayları yazarak kitaba farklı bir hava katmış. Geçişleri gayet güzel şekilde okuyucuyu olaydan koparmadan yazabilmeyi başarmış. Livaneli'nin memleketten uzaktayken kaleme aldığı bir kitap olduğu için gurbet ve mülteci duygularını gerçekçi bir şekilde anlatmış. Türkiye'nin o dönemde içinde bulunduğu durumu hem kurbanlar hem de katillerin gözünden anlatmış. Sevdiğim ve okunmasını önerebileceğim bir kitap.
Bir Kedi, Bir Adam, Bir ÖlümZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202129bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir Livaneli klasiği daha
9/10
·392 syf.··
2023 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2023 11:35
Livaneli sevdiğim yazarlardan biridir. Hayata bakış açımız pek aynı olmasa da yazdıklarını okumayı seviyorum. Kendimi bulduğum, özümü hissettiğim hikayeleri kaleme alıyor. Meryem'in hikayesi de onlardan biri. Annesi kendisini dünyaya getirirken vefat eden, hayatı tek başına anlamaya çalışan, kendi kendini korumayı öğrenen güzel Meryem. İçime doğduğu toplumun bağnazlığından dolayı kendisinden, kadınlığından nefret eden saf Meryem. Okudukça ona sarılıp teselli etmek istedim. Kitabın sonlarına doğru nasıl güçlendiğini gördükçe onunla gurur duydum. Toplumumuz her ne kadar artık bu konularda daha da bilinçlenmiş olsa da hala Anadolu'nun bir yerlerinde kadın doğduğu için kendisinden nefret eden, lanetli olduğunu, kötü olduğunu düşünen buna inandırılmış kadınlarımız var. Kitabımızın ana karakteri Meryem de bu kadınlardan biri. Yaşadıkları için hep kendini suçlamasını, tüm olumsuzlukların Allah onu sevmediği için başına geldiğini düşünmesi (buna inandırılmış), yanlışı sürekli kendinde aramasını okudukça çok üzüldüm. Keşke acı çeken, üzülen her kadına elim yetişse, sarılsam, yardım etsem. Kitapta üç ana karakter var; Meryem, ailenin namusu temizlemek için Meryem'i öldürmekle görevlendirilmiş amcasının oğlu Cemal, yollarının beklenmedik şekilde kesiştiği Profesör İrfan. Üçünün de hayatlarını okumak çok zevkliydi. Yollarının bir an önce birleşmesini ve üçünü beraber okumayı hevesle bekledim. Yazarımız kitaptaki yan karakterleri de çok güzel bir şekilde, gereksiz uzatmadan ama yeteri kadar detay verecek düzeyde bize anlatıyor. Kitabın oldukça güçlü bir karakter ve olay örgüsü var. Küçük karakter için bile fazlaca düşünüldüğü anlaşılıyor. Livaneli'nin en sevdiğim yanı bu, bütün karakterler değerli, bütün karakterler kendine özel bir şekilde yazılıyor. Dolayısıyla bir kitabı
MutlulukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202043,6bin okunma
9/10
·328 syf.··
2023 12. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2023 22:30
Kitap boyunca dört kız kardeşin (Meg, Jo, Beth, Amy) başta anneleri, evdeki yardımcıları ve komşuları (Laurie) ile beraber olan hayat hikayelerini okuyoruz. Oldukça mütevazi, yoksulluk ile geçen, savaşın onlardan aldıklarının yerini doldurmaya çalıştıkları bir yaşamları var. Annelerinin de yardımı ile ellerindekilere şükür etmeyi öğrenmeye çalışıyorlar, hayatın zorluklarına karşı umutla bakmayı öğreniyorlar. Onlar yetinmeyi, güçlü olmayı, hayatın acı tatlı gerçeklerini öğrenirlerken bizler de onların yolculuklarına eşlik ediyoruz. Onlar ile beraber öğreniyor, onlarla beraber umut ediyor, onlarla beraber savaşıyoruz. Kızların her birinin karakterleri kendilerine has. Her birinin farklı hobileri var, hayattan beklentileri farklı, anneleri ile olan ilişkileri bile her çocuğun kendine özel. Dolayısıyla kitap boyunca farklı karakterin gözünden hayata bakıyoruz, her bireyin kendine özel yanlarını keşfediyoruz. Aynı evde büyümemize, aynı anne babadan eğitim almamıza rağmen kardeşlerimizden bile farklıyız. Her birimizin karakteri farklı ve hayat aslında böyle daha güzel. Yazarın dili oldukça sade ve akıcı. Kitap kendini okutturuyor ve okuyucuyu sıkmıyor. Ben de üç kız kardeşim ile beraber büyüyorum. Kitabı okurken de kızların her birini kendi kardeşlerim ile kıyasladım. Her bir kızın aile içinde aldığı sorumluluklar bizim evdeki aynı sıraya sahip kardeşimin davranışlarına benziyordu. Yazarın da üç kız kardeşi ile beraber büyüdüğünü ve kitabın biraz otobiyografik tarafı olduğu düşünüldüğünde bu durumun birçok ailede böyle olduğunu düşünüyorum. Ailemizin kaçıncı çocuğu olduğumuzun karakterimiz üzerinde etkisinin olduğu yadsınamaz bir gerçek. Evin en büyük ve en güzel kızı Meg. Büyük olmanın getirdiği sorumlulukları yerine getirmeye çalışıyor, kardeşlerinin ara
Küçük KadınlarLouisa May Alcott · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202019,5bin okunma
10/10
·192 syf.··
2023 9. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2023 23:50
Kitabın isminin "Müslüman'ın Diyeti" olması okumadan önce diyet listesi ya da kilo vermek ile ilgili birşey okuyacağımı düşündürmüştü. Ama kitap beslenmek ile ilgili çok geniş çaplı bilgiler içeriyor. İslami ölçülere göre beslenme kitabın asıl konusu. Hadisler ışığında, Peygamberimizin (sav) hayatından bize ulaşan bilgileri derleyerek çok güzel bir kaynak ortaya çıkmış. Pek çok yazarın, alimin fikirlerine de yer verilmiş. Yazar verdiği bilgiler hakkında yapılan araştırmaları da eklemiş. Verilen bilgilerin, araştırmaların kaynaklarının sayfa altında belirtilmesi kitabın güvenirliğini artırmış. Sadece yazarın kendi fikirlerinin değil aynı zamanda beslenme alanında bilgi sahibi pek çok kişinin de fikirlerini okuyoruz. Kitabı okurken okuyacağım bir sürü yazar ve kitap ismi not aldım. Beslenme ve gıda konusu çok derin bir konu ve her insanın mutlaka öğrenmesi gereken önemli bir mesele. Yediklerimizin bedenimiz ve sağlığımız için ne kadar önemli olduğunu kitabı okuduktan sonra çok net bir şekilde anlıyoruz. Hastalıklarımızın asıl sebebi ağzımızdan girenler ve yine neredeyse her hastalığın şifası da yediğimiz besinlerde saklı. Maalesef günümüz koşullarında gerek popüler kültürün etkisiyle gerek mutfağa yeterli parayı ayıramamamız sebebiyle kötü besleniyor, yediklerimizin doğallığına, besin değerlerine vermemiz gereken önemi vermiyoruz. Tükettiğimiz gıdaların içinde neler olduğuna, nerede üretildiğine, doğallığına bakmıyoruz. Doğal ve sağlıklı beslendiğimizi düşünürken bile aslında yediklerimizin çoğu gdolu. Çocuklarımıza yedirip içirdiklerimiz onların sağlığına, zihnine hatta ahlakına bile etki ediyor ama biz sırf sussunlar diye bunları göz ardı edip ellerine en sağlıksız market ürünlerini sıkıştırıyoruz. İslam bizim için herşeyi düşündüğü gibi beslenmemizi de düşünüp
Edebiyat
Müslüman'ın DiyetiKemal Özer · Hayykitap · 2020852 okunma
Ufak bir spoiler içerir.
8/10
·115 syf.··
2023 8. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2023 16:00
Mustafa Kutlu 'dan okuduğum ilk kitap. Yazarı okumak istiyordum sonunda bir kitabını okuduğum için çok mutluyum. Dili kesinlikle beklediğimden daha güzel. Çok samimi bir üslubu var. Ne ara ilerledim de kitap bitti anlayamadım. Karakterin hayatına çok güzel bir şekilde dahil oluyor, kendimiz ile içselleştiriyoruz. Hikaye ve olayların yaşandığı ortamlar eminim hepimize çok tanıdık gelecek. Anadolu insanının yaşadığı sıkıntılar, aşina olduğumuz olaylar yazarın samimi üslubu ile birleşince kendi hikayemizi okumuş gibi hissediyoruz. Hepimizin hayatının bir yerinde mutlaka kitaptaki karakterler gibi insanlar olmuştur. Mutlaka bir yerlerde Ali, Turan, Selami ve Feride ile tanışmışızdır. Belki bir kitapçıda, belkide bir sokakta yanımızdan sessizce süzülüp giderken. Ali Bey ve oğlunun bitmez tükenmez sıkıntılar ile dolu göçmen hayatı kalbimi biraz parçaladı. Bir türlü bir yerlere ait olamamaları ama bir taraftan da gittikleri her yere kendilerinden bir iz bırakmaları, insanlar ile samimi ilişkiler kurmaları ama sonunda yine kaçınılmaz ayrılık ile karşı karşıya kalmaları beni üzdü. Yeni bir yer yeni insanlar tekrar hayata tutunma çabaları... Gittikleri her yerde kalıcı olduklarını düşündüler ama Ali Bey'in kaderi en başından göçmenlik ile yazılmıştı. İlk önce Bulgaristan'dan sonrasında da gönül bağı kurduğu her yere veda etmek zorunda kalarak yaşadı. Öyle ki sevdiği kadına da tek evladına da veda etmek zorunda kaldı. Kitap hakkında eleştirebileceğim tek şey olayların hızlı ilerlemesi. Karakterlerin duyguları biraz daha detaylı anlatılarak okura aktarılabilirdi. Hikaye çok güzel bir roman olabilecek kadar dolu dolu ama yazar bize kısaca anlatmayı seçmiş. Özellikle sonunda ne oldu ne bitti pek anlaşılmıyor. Buna rağmen çok sevdiğim bir kitap oldu. Kitapla kalın.
Edebiyat
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,5bin okunma