Bazı kitaplar tadılmak, bazıları yutulmak, bazıları ise sindirilmek içindir.
Okuduğun bazı kitaplar;
Seni dinler,seninle konuşur, sana cevap verir,gözyaşlarını siler, yol gösterir ve seninle birlikte susar.
Bir sürü ceset. bir sürü renk.
içimde tetiklenip durmaya devam ediyorlar. hafızamı mahvediyorlar.onları yığınlar halinde birbirlerinin üzerine devrilmiş olarak görüyorum. plastik gibi bir hava, zamk gibi bir gün batımı. insanların tasarımı olan gökyüzü alanları var; delik deşik, kanayan. yumuşak, kömür rengi, simsiyah kalpler gibi atan bulutlar.
ve sonra.
ölüm var.
hepsinin arasında ilerliyor.yüzeyden bakıldığında soğukkanlı ve kararlı. aşağıda: cesaretsizlik, başıboşluk ve perişanlık.
Depremi yaşadığımız şu günlerde farkettimki savaştan farksız hayatımız. Binlerce insan can verirken hava gerçekten de zamk gibi. Duygularımız ruhsuz, anlamsız bir dünyadayız. Millet,dil, din ne olursa olsun acının tarifi değişmiyormuş. Belki düşüncem dağılır diye okumaya başladığım bu kitap ta kasvetimi katmerledi şuan yine çok şiddetle sallandık bu kadar yorum yeterli😵💫🤕