Hacer Zeren

Hacer Zeren
Burdur
Bucak
52 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2020 55. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2020 02:30
Kafka'nın kitaplarını anlamak için şüphesiz O'nun hayatını irdelemek gerekiyor. Bir defa çok otoriter, baskıcı, Kafka'ya fiziksel ve ruhsal şiddet uygulayan bir babası var. Kafka, bunun sonucunda içe kapanık, özgüvenini kaybetmiş, hep yarım hisseden, bir yanı hep acıyan, eksik bir çocukluk geçirmiş. Bunu anlamak için en iyi kaynak kitabı; 'Babaya Mektup' Açıkca babasının acınası, baskıcı tavırlarının kendisini nasıl etkilediğini anlatıyor. Bu kitapla ne bağlantısı var diyebilirsiniz ama var! Çünkü Kafka'nın çoğu kitabında babasının yarattığı tahribatın izlerine rastlamak mümkün. Şöyle ki; Kafka Joseph K. Diye bir karakter yaratmış Dava adlı kitabında. Bir sabah evi polisler basar, neyle suçlandığını bile bilmeyen K. tuhaf muamelelere maruz kalarak apar topar gözaltına alınır. Tuhaf diyorum çünkü polisler neyle suçlandığı bile bilmeyen K.'nın evinde küstahça kahvaltı ederler, rüşvet teklif ederler. Sonrası tam bir absürt edebiyat örneği aslına bakarsanız. Çünkü ortada ne bir suç, ne bir dava, ne de bir mahkeme var. Hepsi hayali! Zaten kitap boyunca K' nın sadece bir kere hayali mahkemeye çıkması, neyle suçlandığını hiç bilmemesi, sözde yargılansa dahi ortalıkta gezmesi, bankadaki işine devam etmesi, Kafka'nın hayali bir dava üzerinden  bize farklı birşey anlatmaya çalıştığını gösteriyor. 1 yıl boyunca, suçsuz olduğu hayali davanın peşinden gitmesi, adilce yargılanarak değil, kişisel çıkar ilişkileri ile suçsuzluğunu ispatlayabileceğini düşünmesi, bunun için tuhaf bağlantılar kurması, hatta hayali hakimlere yakın kadınlardan bile medet umması, bahsi geçen absürt olaylar örgüsü üzerinden, Kafka'nın okura bir alt metin sunduğunu gösteriyor. Kitapta, her evin çatısı mahkeme tutanaklarının bulunduğu salonlar olarak tasvir ediliyor. O zaman burada gerçek bir mahkeme yok ama
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Ren Kitap · 201864bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
5/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2020 21. kitabı
#okudumbitti Rus Devrimi (1917) sırasında, Tıp Fakültesi'ni yeni bitiren genç bir doktorun kaleminden anılarını okuyacağınız bir kitap. Moskova'nın en ücra köylerinden birine, pek de donanımlı olmayan bir hastaneye atanan tecrübesiz doktor Bomgard, devrimin halk üzerinde yarattığı etkiyi de gözlemlemiş ve günlüklerine not etmiş. Yoksulluk, dönemin siyasi olayları bir yana cehaletle de mücadelesini anlatıyor genç doktor. Muayene olmak istemeyenler, ameliyata karşı çıkanlar, kocakarı ilacı diye tabir edilen bitkisel takviyelerden medet umanlar epey uğraştırmış Bomgard'ı. İlk etapta sadece atandığı hastanede, hastalarıyla yaşadıklarını kaleme alması, tek düze bir anlatım haz vermiyor okura. Ama sonlara doğru yaşananlar, Rus Devrimi'inin nasıl yaşandığını ve sonuçlarını açıkça ortaya koyması bakımından sizi cezbetmeye başlıyor. Bu açıdan öğretici bir kitap. . Kitabı okurken, daha önce Rus yazarların kitaplarında da rastladığım birşey yine dikkatimi çekti;Ruslar da da aşırı kaderci, herşeyi Tanrı'ya atfeden bir anlayış var. Hasta olsalar;' ne günah işledik de Tanrı bizi cezalandırdı'diyorlar mesela. Bizde de rastlanır ya bazen. . Ha bir de doktora şiddet ya da tek bir ölümlü vakada doktorların beceriksizlikle itham edilmeleri de yer alıyor geçen diyaloglarda.
Edebiyat
Genç Bir Doktorun AnılarıMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202332,1bin okunma
7/10
·54 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
#kitapyorumu Adına hakkını veren bir öykü yazmış Zewig. Viyana'ya tıp öğrencisi olarak gelen genç bir adamın şehre ve insanlara uyum sağlama sürecini anlatıyor. Bir anda ailesinden ayrılıp, kendisini Viyana'da soğuk bir oda da yapayalnız bulan genç adam, uyum sürecini sağlıklı atlatamaz zamanla bunalıma girer ve öğrenimini bırakma noktasına gelir. Kitabın sonlarına doğru Zewig'den beklenen U dönüşü geliyor ve hikayeyi bambaşka bir sonuca ulaştırıyor. Zewig, gençlik yıllarında yazdığı öykü de aslında acımasız bir dünyada, hassas, kırılgan insanların ne kadar zorlandıklarını, acı çektiklerini, bu dünyaya uyum sağlayamadıklarını anlatmaya çalışmış. Stefan Zweig
Edebiyat
KızılStefan Zweig · Aperatif Kitap Yayınları · 201937bin okunma
Bir Apaçi Masalı
9/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
#kitapyorumum tam bir gurbetçi fotoğrafı çekmiş #angutyus İngiltere'ye iki haftalığına gidip 10 yıl kalmış bir işçinin, yaşadıklarını, gördüklerini tüm detaylarıyla anlatmış. Türk-Kürt çatışmaları, ırkçılık, politik tartışmalar, işçi sınıfının ölüm kalım savaşı herşey ama herşeyi, tam manasıyla gurbetçilerimizin tüm duygu durumlarını aktarmış. Türkiye'den yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın hayatıyla ilgili bir kitap okumak aklınıza gelirse, bu kitabı değerlendirebilirsiniz. Çünkü anlatılanlar gerçek. Angutyus
Edebiyat
Artık Bu Numarayı Arama AnneAngutyus · Okuyan Us Yayınları · 201566 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
Arkadaşlar bu değişik, acayip bir kitap. İnsanın evrim sürecini roman tadında ama gerçeklerden de sapmadan, hayal dünyanızı zenginleştirerek anlatıyor. Bir orman düşünün; bu ormanda, ağaç insanları, ateş insanları ve halk diye üç tür var. Ağaç kovuğunda yaşayanlar, mağaralarda yaşayanlar, ağaçların üzerinde yaşayanlar. Yiyeceklerini tamamen vahşi doğadaki yabani otlardan, yemişlerden sağlıyorlar ve biz bu büyülü, egzotik dünyayı Kocadiş'in anlatımıyla dinliyoruz. Kocadiş, kitabın anlatıcısının, rüyalarında kendisine verdiği isim. Çünkü, bütün olanlar aslında rüyada geçiriyor. İlginç değil mi? Jack London bu kitabı, 1906 yılında iki ayda yazmış ve 1907'de yayınlanmış. London' un evrim teorisiyle yakından ilgilendiği biliniyor. Bu ilgi, bu kitabın yazılmasını sağlamış. Sonlarına doğru daha çok sizi sarıyor, sıkılırsanız bırakmayın. Aşağıya kitaptan alıntı bırakacağım. Özellikle kadına şiddet/şiddet konularında bıraktım ki, bu bölümler 'şiddet konusunda evrim geçirememişiz' dedirtti bana..! #kitaptanalıntılar "çünkü daha aşağı seviyede olan hayvanlar bile dişilerine böyle kötü davranmaz, onları öldürmez." "Eceliyle ölmek mi? O çağda şiddet sonucu ölmek, eceliyle ölmek demektir." Jack London
Edebiyat
Âdem'den ÖnceJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202526,1bin okunma