Hacer Karagöz

Hacer Karagöz
@Hacer_K4
Annem İçin
Bir yığın toprakla bir parça mermer, Üstünde yazılı yaşınla, adın; Başucunda matem renkli Serviler Hüznüyle titreşir sanki hayatın.  Seni gömdük anne yıllarca evvel Gözyaşlarımızla bir ıssız yere Kimsesiz bir akşam z iyaya bedel Matem dağıtırken hasta kalplere. Kimsesiz bir akşam, ezelden yorgun Hüznüyle erirken Dicle de sessiz, Öksüzlük denilen acıyla vurgun Bir başka ölüydük bu toprakta biz.  Bir günümüz bile sensiz geçmezken Şimdi mezarına hasretiz anne…
Sayfa 100 - Dergah yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Arayışlar
Belki de bunları başımıza saran ne rastlantıdır ne de mucizevi bir kuşun cıvıltısıdır; aksine çok eski yüzyıllardan gelen alışkanlıklar, çoktan ölüp gitmiş kadınlardan kalan kölelik ruhudur bu esnada içimize fısıldayan; hem de bizim olmayan bir dilde, ancak bir düşteyken, sırtımızdan bir ürperti geçtiğinde, sinirlerimiz titrediğinde anlayabildiğimiz bir dilde.
Sayfa 4 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Önsöz
Roman çıktığında birileri bana, “ Eğer daha mutlu olsaydın daha güzel bir hikaye yazardın,” dedi. Doğru olduğunu düşündüğüm için sesimi çıkarmadım. Evet, doğruydu, ama benim isteğim daha az mutsuz olmak değildi, mutsuzluğuma rağmen yazabilmekti; ona aldırmadan ama yazdığım şeyleri bulanık duruma getirmesine ve hasta etmesine izin vermeden yazabilmekti. Bunu başarmak için mutsuzluğun içimizde gözyaşı ve sıkıntılarla yüklü bir sorun değil mutlak sert ve ölümcül bir bilinç olması gerekir.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Demin ölüm korkusundan kapanan gözlerini, tıpkı vakitsiz ayılarak ötecek münasip bir yer arayan mahmur sarhoş gibi açmaya çalışıyordu.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam