"Gerçekten istenmediği için içtenlikten yoksun olan ya da ezberlendiği için içeriği üzerinde düşünülmeyen ve bu nedenle kendi başına ve kopuk kalan, boş bir sözün ötesine geçmeyen, dolayısıyla da bilgi, beceri ve sorumlulukla desteklenmeyen niyete mış gibi niyet diyebiliriz."
Mış gibinin tanımını irdelediğimizde dört tanımlayıcı ögeye ulaşmıştık, hatırlıyor musunuz?"
"Tabii hatırlıyorum; niyet, bilgi, beceri ve sorumluluk." "Doğru. Bunlardan bir tanesi bile ortama getirilmemişse mış gibi bir durum ortaya çıkar."
”...Örneğin, bir delikanlı güzel bulduğu ve ilgi duyduğu genç kıza, niyetlendiği halde o anda orada bulunan insanlar nedeniyle duygularından söz edemez, havadan sudan konuşmak zorunda kalır. İkinci mış gibi sohbet ise bir konudan konuşuyormuş gibi yaparak, ancak konunun aslını, özünü konuşmamaktır. Yani, kişinin diğerlerine gösterdiği niyet göstermeliktir; konuşmak istiyormuş izlenimi verir ve bu izlenimi desteklemek için yüzeysel olarak konuşmasını sürdürür. Asıl niyeti ise o konuda konuşmamak, bir sürü lafın arkasında gerçek niyetini gizlemektir."