Dr. HH

„Şu kadınlara ve sevgilerine akıl sır ermiyor, diye düşündü; gerçekte uzun boylu konuşmak gereksizdi, ağzından çıkan bir tek sözle kadın ona buluşacakları yeri tarif etmiş, geri kalan şeyler için sözcüklerden başka yollara başvurmuştu. Neydi bu yollar? Gözleriyle anlatmıştı örneğin, evet, biraz kısık bir sesle, bir başka şeyle sonra, bir kokuyla belki, insanın cildinden kopup gelerek erkeğin kadını, kadının erkeği arzuladığını hemen karşıdakine gösteren o nazenin hafif kokuyla. Tuhaftı doğrusu, görkemli ve çarpıcı bir dil gibiydi ve kısa zamanda Goldmund bellemişti bu dili!
Hayat
Reklam
„Narziss: “Ciddi söylüyorum. Güneşle ay, denizle kara gibi, biz de birbirimize yaklaşmakla görevlendirilmiş değiliz. Bizler, sevgili dostum, güneş ve ay gibiyiz, deniz ve kara gibi. Amacımız iç içe geçmek, birbirimize dönüşmek değil, birbirimizi tanımak, birbirimizi gerçekte nasılsak öyle görüp buna saygı duymak, yani birimizin ötekinin karşıt ve bütünleyici parçası olduğunu bilmektir.“
Alıntı
Suriye’deki görev yerinden kaçıp Makedonya’ya gittiği günlerde de benzer bir yol ayrımına gelmişti. Selanik’te kalma imkânını tamamen yitirdiğinde, kendisine pek çok konuda yardımcı olan Haşan Bey görev yerine dönmek veya asi konumuna düşmekten başka çaresi olmadığını söylemişti. Mustafa Kemal o gün asi konumuna düşmenin hedefleri için bir mana teşkil etmeyeceğini düşünerek görev yerine dönmüştü. Ve Sofya... İstanbul’da Fethi Bey’le birlikte kaldığı günlerde İttihatçılar tarafından Sofya’ya tayin edildiğinde de aynı yol ayrımına gelmişti. Sofya’ya gitmesi halinde oyunun dışına itilmiş olacak, direnmesi halinde ise asi konumuna düşecekti. Yarınm Adamı o gün de doğru anın gelmediğine karar vererek gitmeyi tercih etmişti. Ve şimdi... İstanbul’a dönmesi emrediliyordu. Fakat bu defa her şey farklıydı. Memleket savaşı kaybetmiş ve işgalciler çok daha fazlasmı yapmak için harekete geçmişti. Gemileri şimdi yakmayacaksa ne zaman yakacaktı? Aklındaki direniş fikri için henüz kapsamlı çalışma yapmış değildi fakat şartlar vaktin gelip geçtiğini âdeta haykırıyordu.
Edebiyat
PAŞAM.
6 Kasım günü ilk iş olarak İskenderun’a çıkması halinde ateşle karşılık verilmesi yönündeki emrini tüm kuvvetlere tebliğ etti ve emrin bir nüshasını İstanbul’a gönderdi. Ahmet İzzet Paşa bu kararı devletin siyasetine ve memleketin menfaatlerine kesinlikle aykırı olarak niteleyip, “Yanlış emrin derhal düzeltilmesi tavsiye olunur. Bize bu uygunsuz hükümleri kabul ettiren, gaflet değil kesin mağlubiyetimizdir!” şeklinde talimat vererek Mustafa Kemal’den durmasını istedi. Telgrafın sonunda, “aksi halde görevden alınabileceğini” yazılıydı. Görevden alınmak... Vatanı söz konusu olduğunda hayatını ortaya koymaktan defalarca çekinmemiş birinin görevden alınmakla tehdit edilmesi, Yarının Adamını sadece güldürmüştü. Durmaya niyeti yoktu ve Ahmet îzzet Paşa bunun farkındaydı. Bu nedenle 7 Kasım günü gönderdiği emirle, “Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığının ortadan kaldırıldığını” bildirdi. Son görevi, şehrin tahliye ve teslimini gerçekleştirmekti. Mustafa Kemal aynı gün verdiği cevapta bu kararların Osmanlı tarihi için kara bir leke teşkil edeceğini, ne olursa olsun doğru olduğuna inandığı şeyi yapan bir insan olarak bu görevi yerine getirmeyeceğini söyledi.
1000Kitap
12000 Sayfa✅📄

Dr. HH

@Halilharutoglu
·
12000s +
2024 OKUMA HEDEFİ
47/40 kitap - %118 tamamlandı
47 kitap okudu
40 kitap
14,4bin sayfa
0 inceleme
571 alıntı
Reklam