„Şu kadınlara ve sevgilerine akıl sır ermiyor, diye düşündü; gerçekte uzun boylu konuşmak gereksizdi, ağzından çıkan bir tek sözle kadın ona buluşacakları yeri tarif etmiş, geri kalan şeyler için sözcüklerden başka yollara başvurmuştu. Neydi bu yollar? Gözleriyle anlatmıştı örneğin, evet, biraz kısık bir sesle, bir başka şeyle sonra, bir kokuyla belki, insanın cildinden kopup gelerek erkeğin kadını, kadının erkeği arzuladığını hemen karşıdakine gösteren o nazenin hafif kokuyla. Tuhaftı doğrusu, görkemli ve çarpıcı bir dil gibiydi ve kısa zamanda Goldmund bellemişti bu dili!