İşin tuhafı, bu edebiyat sadece erkek yazarlarca değil kadın yazarlarca da öylece kabul edilmiş ve benimsenmiştir. Gene de kadın iyiliğini, gizli gözyaşlarını anlatan ağlatıcı edebiyatı, Mükerrem Kamil, Muazzez Tahsin gibi yazarları anmalıyım. Daha üst düzeyde ise H. Edip'in kadın tiplerinin ne denli iffet düşkünü olduğunun üze rinde durabiliriz. Çünkü bu "iffet" İslam toplumunun sizden istediği uyumdur. Oradan sonra fay kırılır gibi
olur; 1 950'lerde başlayan Peride Celal'le, Nezihe Me riç'le, giderek benim, Sevgi Soysal'ın gözü pek atılımı mızla ve Tomris Uyar'ın, Afet Muhteremoğlu'nun, Pınar Kür'ün, İnci Aral'ın ve günümüz daha genç kadın yazar larının sürdürdüğü değişik duyarlılıklarla . . . İşte size
sözünü ettiğim kadın yazarların edebiyata getirdiği ivme böyle bir şey. Çalıkuşu'nun Feride'sinin olsun, başka kadın tiplerinin olsun cinselliği yaşamaktan kaçan, hastalıklı "iffetperestler" durumuna getirilmeleri, bu saptır ma, bir dönem "teverrüm edebiyatı" kapsamında sürdü rülen çizgi hep böyle yalan bir dünyanın bize önerilme sini içerir. Bu yüzden kendimi ateşe atarcasına aile
kurumuna olduğunca, cinsel tabulara yüklenmekte, aşk romantizmini demistifiye etmekte gösterdiğim atılımın her şeye karşın doğruluğuna inanıyorum.
Sayfa 206 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları 2010