Hande gunkut

Hande gunkut
@Handemce
“ - birini bekliyorum , - kimi ? - hatırlamıyorum ..!”
Ben insanların tümünün yaralı ve hasta olduklarına inanıyorum. Sanatımın kaynağı da bu her insanda gördüğüm zavallılıkla, delilikle ilgilidir
Sayfa 176 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları 2010
Deneme, İnceleme, Edebiyat
Hande gunkut
“ zaman çoktan durdu. bundan sonrası bir düş. yalnızca bir düş. kafamda bir yığın ses. bir yığın ezgi. hiçbirini dinlemek istemiyorum artık. . ferit edgü
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İşin tuhafı, bu edebiyat sadece erkek yazarlarca değil ka­dın yazarlarca da öylece kabul edilmiş ve benimsenmiş­tir. Gene de kadın iyiliğini, gizli gözyaşlarını anlatan ağlatıcı edebiyatı, Mükerrem Kamil, Muazzez Tahsin gi­bi yazarları anmalıyım. Daha üst düzeyde ise H. Edip'in kadın tiplerinin ne denli iffet düşkünü olduğunun üze­ rinde durabiliriz. Çünkü bu "iffet" İslam toplumunun sizden istediği uyumdur. Oradan sonra fay kırılır gibi olur; 1 950'lerde başlayan Peride Celal'le, Nezihe Me­ riç'le, giderek benim, Sevgi Soysal'ın gözü pek atılımı­ mızla ve Tomris Uyar'ın, Afet Muhteremoğlu'nun, Pınar Kür'ün, İnci Aral'ın ve günümüz daha genç kadın yazar­ larının sürdürdüğü değişik duyarlılıklarla . . . İşte size sö­zünü ettiğim kadın yazarların edebiyata getirdiği ivme böyle bir şey. Çalıkuşu'nun Feride'sinin olsun, başka kadın tiplerinin olsun cinselliği yaşamaktan kaçan, has­talıklı "iffetperestler" durumuna getirilmeleri, bu saptır­ ma, bir dönem "teverrüm edebiyatı" kapsamında sürdü­ rülen çizgi hep böyle yalan bir dünyanın bize önerilme­ sini içerir. Bu yüzden kendimi ateşe atarcasına aile kuru­muna olduğunca, cinsel tabulara yüklenmekte, aşk ro­mantizmini demistifiye etmekte gösterdiğim atılımın her şeye karşın doğruluğuna inanıyorum.
Sayfa 206 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları 2010
Deneme, İnceleme, Edebiyat
Hande gunkut
Sevgili Yılmaz, "Kemal Tahir gibi kadın düşmanı" deni­ yor. Deniyor da ne ölçüde yerinde bir tanım. Böyle cid­ di bir çalışma okumadım. Olsa, okusam, belki ikna olu­ rum. Ben öylelerini tanıdım ki Kemal Tahir eli öpülesi ka­ lırdı! Üstelik hümanist falan da geçinmezdi. Kadınlarla ilişkilerinde modern düşünceli, efendi, çelebi bir insandı. Eşi Semiha ablaya da sevgi, şefkat ve saygı doluydu. Kitaplarından söz edersek? Biliyorum siz kitaplarından söz ediyorsunuz ama yazar ve ürünleri birbirinin tamamlayıcısıdır bence. K. Tahir'in kitaplarında yer alan kadınlar Türk toplu­munu doğru yansıtma anlayışının bir sonucu olmalıdır. Bu toplum, kırsal kesim kadınına da, kent kadınına da mal olarak bakar. Devlet Ana' da ise geri planda ka­ lan ama erkeği bir ölçüde güden kadınla karşılaşırız. El­bette K. Tahir'in gerçekçilik anlayışının, tarih anlayışı­nın ayrıca tartışılması gerekir. Bir yazarın ideolojisine karşı çıkmak doğaldır da bu ideoloji bizimkine uyma­dığı gerekçesiyle adamı "homongolos" ilan etmek tu­haftır. Onun Mustafa Kemal'e, "sarı paşa, İngiliz casusu" dedirt­mesi, Köy Enstitüleri'ne karşı gelişi, toprak reformu yo­rumu haklı olarak bazı tepkilere yol açmış olabilir: Ancak biz bugün yazarların düşüncelerini özgürce ifade etmele­ri mücadelesini verirken, Yaşar Kemal'i, Çetin Altan'ı, İsmail Beşikçi'yi, Ş. Yurdatapan'ı ve daha yüzlerce insanı­ mızı suçlayıp yargılayanlarla eş paralele düşmemeliyiz. Galiba demokratik düşünceye de böyle böyle içinde yaşa­ dığımız sistemden bir bir dayak yiyerek alışacağız! S:207
“Yalnızca kadın doğası diye bir şey yoktur, aynı zamanda onun bir yorumlayanı vardır, giderek kadın doğası bir yorumdur.”
Sayfa 30 - Türkiye iş Bankası kültür yayınları 2010
Deneme, İnceleme, Edebiyat
Hande gunkut
“ seni severken, kendimi çok üzdüm” . cemal süreya