Harputlu

Bilelim ki bizimle hakikatin arasında pek çok perdeler gerilidir. Bizden çıkıp hakikate varmak için, bu perdelerin birer birer delinmesi lâzımdır. Hâkikati bizden saklayan ve biribirimize yabancı hattâ düşman yapan bu perdelerin bir kısmı nefsimize ait iştihalardır, bir kısmı alışkanlıklarla telkinlerin eseridir, bir kısmı da ancak ibadetin dağıtabileceği gafletlerdir. Sonu olan bu âlemde sonsuzluğun yolcusu olan insan, arzımızın bu yalnız yolcusu, burada bir muamma olan hayatına bir hikmet, kendine dost, düşüncesine destek bulabilmek için sonsuzluğa sığınmak mecburiyetindedir: Sonu olan varlıklar, sonsuzluğa dayanarak düşünmekle anlaşılıyorlar. | Nurettin Topçu, Var Olmak, Yağmur Yayınevi, Cağaloğlu - İstanbul 1965, s. 19.
Sayfa 19 - Yağmur Yayınevi, Cağaloğlu - İstanbul 1965·Kitabı okuyor
Deneme, İnceleme, Edebiyat
Reklam
“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Neden namütenahiden haber alan büyük hakîm, «bildiğimi bilseydiniz gülmez ağlardınız» diyor? neden «kendini bil» sözünü Sokrat hareket kaidesi edinmişti? hepimiz bâzı şeyler biliyoruz ve en çok bilenler, insanlar hakkında çok tecrübesi olan diplomatlarla insan münasebetlerinin her türlüsüne vakıf olan tüccarlardır. Buna rağmen içimizde en bedbaht olan belki de onlar. Bilmekte ne var ki insanı bedbaht yapıyor? bu sebebi araştırırken görüyoruz ki gerçek ve tam bilgi, hâdiselerin akışının tanınmasından ibaret değildir. Bilmek seyretmek değildir, bir sırrı çözmektir. Kâinat olaylarını çok tanımak, bilmek değildir. Bilmek, kanunu bilmektir. Dünyamızın nizamını anlamaktır. Sebebleri ve zaruretleri yakalamaktır. Büyük nizamın muammasını çözmektir. | Nurettin Topçu, Var Olmak, Yağmur Yayınevi, Cağaloğlu - İstanbul 1965, s. 20.
Sayfa 20 - Yağmur Yayınevi, Cağaloğlu - İstanbul 1965·Kitabı okuyor
Edebiyat Felsefe- Düşünce
İnsanlık sarhoştur, kolay kolay kendine gelemeyecek kadar sarhoş. Onu kendine getirecek hareket, temenni edelim ki insanlığın tarihinde daima görüldüğü gibi, bir büyük belâ, büyük bir musibet olmasın. | Nurettin Topçu, Var Olmak, Yağmur Yayınevi, Cağaloğlu - İstanbul 1965, s. 42.
Sayfa 42 - Yağmur Yayınevi, Cağaloğlu - İstanbul 1965·Kitabı okuyor
Edebiyat Felsefe- Düşünce
Hür ve kuvvetli olan insan yırtıcı olan değil, yaratıcı olan insandır. O, âleme aydınlık olan güneş misâli bir varlıktır. Kin, zaafın ve esaretin mahsulüdür. Muhabbet, bolluk ve rahmet dağarcığıdır. Zayıf beddua eder, kavi duanın sevgilisidir. Yeryüzünde rahmüşefkatle, muhabbetle fetholunmayacak belde yoktur. Şiddet kendini yıpratır, kin kendi kendini yener. | Nurettin Topçu, Var Olmak, Yağmur Yayınevi, Cağaloğlu - İstanbul 1965, s. 44.
Sayfa 44 - Yağmur Yayınevi, Cağaloğlu - İstanbul 1965·Kitabı okuyor
Edebiyat Felsefe- Düşünce
Acımayan gâfildir, korkaktır ve bedbahttır. Evet o kendi varlığından habersiz yaşıyor ve kendi kendine yaklaşmaktan korkuyor. O hiç bir zaman kendine sunulan emanetin sahibi olamayacaktır. Güneş için ısıtmamak nasıl imkânsızsa, kuvvetli ruhlar için de insanlara acımamak öylece imkânsızdır. Merhamet, bütün âleme yaygın ilahî bir cevherdir. O sevginin kaynağıdır.. Sevgi ise kuvvetin, insanı gerçekten yaşatan bütün kuvvetlerin kaynağı olmuştur. | Nurettin Topçu, Var Olmak, Yağmur Yayınevi, Cağaloğlu - İstanbul 1965, s. 45.
Sayfa 45 - Yağmur Yayınevi, Cağaloğlu - İstanbul 1965·Kitabı okuyor
Felsefe-Düşünce
Reklam