"Kendisinin gözünde canlandırdığı gelecekte, hayvanların açlık ve kırbaçtan kurtuldukları, herkesin eşit olduğu, herkesin kendi gücüne göre çalıştığı ve Koca Reis'in konuştuğu gece yolunu şaşırmış ördek yavrularına kucak açtığı gibi güçlülerin zayıfları koruduğu bir toplum vardı.
Oysa, nedendir bilinmez, kimsenin düşüncesini açıklamaya cesaret edemediği, her yerde azgın, yabanıl köpeklerin hırlayarak kol gezdiği, yoldaşlarının korkunç suçları itiraf ettirildikten sonra paramparça edildiğini seyretmek zorunda kaldıkları bir toplum çıkmıştı ortaya."
Başkalarıyla olan ilişkide yoğunlaşma demek, dinlemeyi bilmek demektir.
Çoğu insan diğerlerini gerçekten dinlemeden dinler görünür, hatta öğüt bile verir.
Karşısındakinin konuşmasını ciddiye almadıkları gibi kendi konuşmalarını da ciddiye almazlar.
"Başarı, itibar, para, güç, hemen hemen tüm enerjimizi bunları nasıl elde edeceğimizi öğrenmeye harcarız. Sevmeyi öğrenmeye ise verecek hiçbir şeyimiz kalmaz."
İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu...
İçimizde şeytan yok...
İçimizde acizlik var...
Tembellik var...
İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey, hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var...