Ne tuhaftır, sokakta, cana yakın birini görürsünüz içinizden ona, "Hey insanoğlu geçmişte ve gelecekte raslantı sonucu işte birbirimizi dünya gözüyle görüyoruz. Nasılsın bakalım?" diyesiniz gelir. Ama kendinizi tutarsınız çünkü görenek ve geleneğe göre birbirinizin yabancısısınız. Yanaşmaya gelmez çünkü kirpiymişsiniz gibi dikenleriniz birbirine batar. Somurtacaksınız. Oysa yabancı olsa da el yürekte eğrilerek selam vermek hoş oluyordu.
“kimse seni sen olduğun için sevmeyecek; herkes seni, seni sevmenin onlara ne kadar yakışacağını düşündüğü için, yani kendileri için sevecek ve bu da demek oluyor ki insan böyle yaparak yine kendini sevecek. sen hiç sevilmemiş olacaksın hikayenin sonunda.”
🌾 Fyodor Dostoyevski
Eğer birisi hatalı olduğumu ispat eder, bir sözümün veya davranışımın yanlış olduğunu bana gösterirse memnuniyetle değişirim. Ben hakikatin peşindeyim. Hakikat kimseye zarar vermemiştir. Asıl zararlı olan, insanın kendi yanılsamalarını ve cehaletini ısrarla sürdürmesidir.