Elleri uzanıp çay koyarken, sanki fincanıyla birlikte benim içime de bir şey dökmüştü. Sanki elinde bir ip vardı ve içimi açmak için onu çekmişti. İçeri girip kendinden bir parçayı bana bırakmış ve tekrar dışarı çıkmıştı.
Ait olduğun yeri biliyorsun ama görünmez zincirlerle olduğun yere zincirlenip bırakılmışsın. Kafanın içinde dünya turu yapıyorsun ama tuvaletini yapmak için odadan çıkmaya da üşeniyorsun...