Kubilay Atmaca

Kubilay Atmaca
@Hindbrain
Sırt Çantalı Ex nihilo nihil fit, et in nihilum nihil potest reverti.
Allen Ginsberg / Howl
II. Alüminyum ve çimentodan nasıl bir sfenkstir ki kafataslarını açıp parçalamış beyinleri ve imgeleri yiyip bitirmiş? Molok! Yalnızlık! Pislik! Çirkinlik! Külkovaları ve elde edilemez dolarlar! Merdiven diplerinde çocuk çığlıkları! ordularda hıçkırarak ağlayan oğlançocukları! Parklarda gözüyaşlı ihtiyar adamlar! Molok! Molok! Kabus Molok! sevgisiz Molok! Zihinsel Molok! Molok ezici yargıcı insanların! Molok akıl almaz zindan! Molok kurukafa bayrağı çekilmiş ruhsuz hapishane ve elemlerin kurultayı! Yapıları yargı olan Molok! Savaşın sayısız taştan abidesi Molok! sersemlemiş hükümetler Molok! zihni salt bir makine olan Molok! damarlarında kan yerine para dolaşan Molok! parmakları on ordu olan Molok! göğsü kendi cinsinin etini tüketen bir dinamo olan Molok! kenarlarından dumanlar tüten bir gömüt olan Molok! Molok gözleri binlerce kör pencere! uzun sokaklarında ebedi Yahovalar gibi gökdelenler dikilen Molok! sis içindeki fabrikalarında düş kurup cavlağı çeken Molok! devasa bacaları ve antenleriyle kentleri taçlandıran Molok! Sevdası sonsuz petrol ve taş olan Molok! ruhu elektrik akımı ve bankalar olan Molok! yoksunluğu dehanın sureti olan Molok! yazgısı cinsiyetsiz bir hidrojen bulutu olan Molok! Molok adı us olan! Molok içinde yapayalnız oturduğum! Kendinde melekleri düşlediğim Molok! Molok Delirdiğim! Sikemiciyim Molok’ta! Aşksız ve erkeksizim Molok’ta! Molok ruhuma çok önceleri giren! Molok içinde gövdesiz bir bilincim ben! Molok beni doğal esrikliğimden korkutan! Kendimden geçtiğim Molok! Uyandığım Molok! Gökyüzünden boşalan ışık! Molok! Molok! Robot apartmanlar! görünmez banliyöler! hazine çatıkları! kör sermayeler! şeytansı endüstriler! hayaletimsi uluslar! mağlup edilemez tımarhaneler! granit yaraklar! canavarca bombalar! Onlar Cennete kaldırırken
Antoloji
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Allen Ginsberg / Howl
Carl Solomon İçin I. gördüm kuşağımın en iyi beyinlerinin çılgınlıkla yıkıldığını, histerik çıplaklıkla açlıktan geberdiğini, zenci sokakların şafağında gördüm onları bozuk kafalarıyla mal ararken, gecenin makinesinde yıldızlı dinamo ile eski cennetsel bağ için yanıp tutuşan melek kafalı hipsterler, yoksulluk ve paçavralar ve sahte gözlerle şehirlerin üstünde yüzen sıcak suyu olmayan ucuz odaların doğa üstü karanlığında yükseğe doğrulup sigara içerken jazzı seyredenler, Yaradan’ın cennetinde zihinleri apaçık olanlar aydınlatılmış ucuz çatı katlarında ve yeraltlarında Muhammed’in dolaşaduran meleklerini görenler, Arkansas ve Blake-ışığı trajedisi arasından parlak ifadesiz halüsinatif gözlerle bilgi savaşının üniversitelerinden geçip gidenler, akademilerden delilik ve ahlaksızlığa düzdükleri methiyeleri kafatası üzerindeki pencerelerde yayınladıkları için tekmeyi yiyenler, parasını çöp sepetlerinde yakarak ve dehşeti duvardan dinleyerek tıraşsız odalarda don gömlek sinenler, apış arasındaki marihuanayla Laredo’dan dönerken New York’da içeri tıkılanlar, ucuz otellerde ateş yiyenler ya da Paradise Alley’de terebentin içenler, ölüm, ya da geceden geceye gövdelerini arafta bırakanlar, düşlerle, ve uyuşturucularla, uyandıran kabuslarla, alkol ve sik ve sonsuz taşaklarla, ürperen bulutların emsalsiz kör sokakları ve Canada ve Paterson’un kutuplarına doğru sıçrayan aradaki zamanın hareketsiz dünyasını aydınlatan aklın şimşeği, geçitlerin peyote dayanışması, arkabahçe, yeşil, ağaç, mezarlık sabahları, çatı katlarında şarap kafası, kafaları iyi olduğu esnada çıktıkları zevk gezilerinde mahallelerin dükkanlarının vitrinlerinde trafik ışıkları gibi yanıp sönen neonlar, güneş ve ay Brooklyn’in sert kışının alacakaranlığındaki ağacın titremesi, esrar külünün laneti ve
Antoloji
Meditasyon Nasıl Yapılır
Işıklar kapalı Ellerim kenetli birbirine Eroin ya da morfin vurmuşum gibi ani bir esrime Beynimin içindeki kese sıvısını salgılıyor ( Kutsal Sıvı ) ben tüm vücudumu ölü bir transa bırakırken tedavi ediyorum tüm hastalıklarımı siliyorum her şeyi- " ben - umarım ki - sen " gibi ufacık bir şey ya da kaçık bir düşünce balonu bile yok Zihnim boş , berrak , düşünceler yok . Eğer herhangi bir düşünce uzaklardan fırlayıp gelirse beraberinde bir imgeyle- kafa bulun onla , aldatıp , dalga geçin . Solup gider böylece ve gelmez bir daha geri - ve ilk kez keyiflenerek fark edersiniz ki " düşünmek düşünmek gibi değilmiş aslında " . Böylece düşünmeme gerek kalmaz bir daha .
Sayfa 94
Anlatı
Ey, siz, kim olursanız olun, yanımda olduğunuz zaman hiç titreşmesin ses telleriniz; devinimsiz gırtlağınız bülbülü bastırmaya kalkışmasın; ve siz de dil aracılığıyla bana ruhunuzu tanıtmayı kesinlikle denemeyin. Hiçbir şeyin bozamayacağı bir dinsel sessizliği koruyun; ellerinizi göğsünüzün üzerinde alçakgönüllülükle kavuşturun, ve aşağı indirin gözkapaklarınızı. Bana yüce gerçeği gösteren gönül gözümün açılmasından sonra, anısı hiç peşimden ayrılmayan o korkunç saatte duyumsadığım acıları, düşünerek bile olsa, yeniden yaşamak gözüpekliğini gösterebilmek için, geceler gündüzler boyunca, nice gözüdoymaz karabasanın gırtlağımı emdiğini söyledim size. Ah ! soğuk dağdan düşen çığı; çorak çölde, yavrularını yitirdiği için sızlanan dişi aslanı; kendi yazgısının gereğini yerine getiren fırtınayı; giyotine gitmeden önce zindanda inleyen mahkûmu; ve, yüzücüler ve kazaya uğrayanlara karşı kazandığı utkuları denizin dalgalarına anlatan yırtıcı ahtapotu dinlediğiniz zaman duydugunuz sesler, bu görkemli sesler, insanın alaylı gülüşünden daha güzel değil midir, söyleyin bana ?
Şiir
Bir gece kötü bir meyhanenin önünden geçerken aydınlanmış pencereden, bilardo masası etrafında istekalarla dövüşen oyuncular gördüm; arkasından birini pencereden dışarı attılar. Başka zaman bunu çirkin bulurdum, fakat nedense, dışarı atılan herifi kıskandım; o derece kıskandım ki, “belki ben de birisiyle kavga ederim, beni de dışarı atarlar" ümidiyle meyhaneye girip bilardo odasına sokuldum. Sarhoş değildim. Ama can sıkıntısı insanın başına böyle isterik haller sardırıyor! Yazık ki umduğum çıkmadı. Pencereden atılacak bir adam olmadığım anlaşıldı ve kimseyle dövüşemeden meyhaneden çıktım.
Sayfa 56
Roman