Kubilay Atmaca

Kubilay Atmaca
@Hindbrain
Sırt Çantalı Ex nihilo nihil fit, et in nihilum nihil potest reverti.
"Ben varken ölüm yok, ölüm geldiğinde de ben yok olacağım. Bu yüzden ölümü hiç dert etmiyorum. "Şimdi, eğer bizi cenderesi içine çeken maddi ölüm korkusu olmuş olsaydı, ölümümü bilfiil tecrübe edemeyeceğim yeteri kadar doğru ve pozitivistlerin sunduğu teselli de bir o kadar gerçek olurdu. Fakat Jaspers'in gayet haklı olarak üzerinde durduğu gibi, ölümle ilgili korktuğumuz şey en başta daha öte bir varlık umudunun olmaması, yokluğa, hiçliğe, karanlığa gömülme olasılığıdır.
Sayfa 21
Felsefe
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Dünyanın bir temeli yahut zemini yoktur. Bir varlık formu olarak insan varlığı var-olmayan yani hiç uçurumu üzerine asılıdır. Heidegger'in söylediği gibi: "Bir insan olarak var olmak hiçliğe maruz / açık olmak anlamına gelir. Hiçlik bütün varlığı önceler, sarıp sarmalar ve şartını teşkil eder. Kaygı tecrübesi bize saklı hakikati açar: Nihai teselli yoktur, her türlü çabanın sonucu beyhudedir, akıbeti var-olmayanın uçurumudur.
Sayfa 16
Felsefe
Ey Ölüm , koca kaptan , demir alalım ! haydi ! Bu diyar sıktı bizi , Ölüm ! Açalım yelken ! Siyah olsa da deniz ve gök mürekkep gibi , Kalbimiz ışıklarla doludur , bilirsin sen ! Akıt bize zehrini , güçlenelim daha da ! Bu ateş öylesine yakıyor beynimizi , Cennet ya da Cehennem , dalalım bu girdaba, Bilinmez'in dibine bulmak için yeniyi !
Sayfa 233
Şiir
Yoksulluk Kini
Deliklerinden teninin çilleri ve kızıl kılların Görünen paçavra giysini seviyorum yaşlı Hortlak, ve bu yüzden yirmi kuruş atıyorum önüne. Köle ve basık alnında solgun gururdan eser Yok. Köpeğin kardeşidir yoksul ve sen Biliyorsun bunu, şiirleştirmiyorsun pırtılarını. Taş ininden çıkan bir çakal gibi, ey dindar, Seni hiçe sayan adamın ardından gidiyorsun, Kahrını sürüyerek. Kırışıklarının, ey yaşlı, Kaçı acıyla yüzünü buruşturmandan ? kaçı Gözyaşlarından ? Soyun çırılçıplak, oyna, yala, yalan ve Yirmi kuruşlarımla erdemi gıdıkla. Kahrol! –Diz çök!.. çamura batır sakalını! Bu aptal yirmi kuruş da ne ? deyip gülüyor Musun ? gümüş parlar, bakırsa Yeşile çalar bir gün. Sofu olmaktan Çok dikbaşlıyım ben. Karar ver. –Ya at, ya al. İşte aldın. İyi Sık avucunda, düşün ki artık o senin, Düşün ki bende ondan daha çok var, Düşün ve hor gör beni. –Eğer yeteriyle cesursan dilenci, bir Bıçak alabilirsin bununla.
Sayfa 146
Şiir
Görünmez Temasların Sorunları
Platonik aşk diye bir şey yoktur. Aşk koyu griye boyalı, kapalı bir panjurdur! Aşk yok olan bir fırsattır! Aşk rutubetli evdir! Aşk bir katedralin üzerindeki kuyudur! Aşk muhteşem bir yangındır! Aşk, çocuk imalatçıları suretinin kısa tanımıdır. Aşk sizi yere serer... Aşk belki hayranlıktır veya acıma! Aşk genellikle ekonomik kolaylıktır. Aşk kokain etkisi altında coşup irileşir, yani aşk yalnızca kimyasal bir reaksiyondur ve ölü bir kurbağanın refleksleri gibi, görünmez eğilimlerle temas haline geçince kendini gösterir.
Sayfa 24
Felsefe-Düşünce