Kubilay Atmaca

Kubilay Atmaca
@Hindbrain
Sırt Çantalı Ex nihilo nihil fit, et in nihilum nihil potest reverti.
Yoksulluk Kini
Deliklerinden teninin çilleri ve kızıl kılların Görünen paçavra giysini seviyorum yaşlı Hortlak, ve bu yüzden yirmi kuruş atıyorum önüne. Köle ve basık alnında solgun gururdan eser Yok. Köpeğin kardeşidir yoksul ve sen Biliyorsun bunu, şiirleştirmiyorsun pırtılarını. Taş ininden çıkan bir çakal gibi, ey dindar, Seni hiçe sayan adamın ardından gidiyorsun, Kahrını sürüyerek. Kırışıklarının, ey yaşlı, Kaçı acıyla yüzünü buruşturmandan ? kaçı Gözyaşlarından ? Soyun çırılçıplak, oyna, yala, yalan ve Yirmi kuruşlarımla erdemi gıdıkla. Kahrol! –Diz çök!.. çamura batır sakalını! Bu aptal yirmi kuruş da ne ? deyip gülüyor Musun ? gümüş parlar, bakırsa Yeşile çalar bir gün. Sofu olmaktan Çok dikbaşlıyım ben. Karar ver. –Ya at, ya al. İşte aldın. İyi Sık avucunda, düşün ki artık o senin, Düşün ki bende ondan daha çok var, Düşün ve hor gör beni. –Eğer yeteriyle cesursan dilenci, bir Bıçak alabilirsin bununla.
Sayfa 146
Şiir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Görünmez Temasların Sorunları
Platonik aşk diye bir şey yoktur. Aşk koyu griye boyalı, kapalı bir panjurdur! Aşk yok olan bir fırsattır! Aşk rutubetli evdir! Aşk bir katedralin üzerindeki kuyudur! Aşk muhteşem bir yangındır! Aşk, çocuk imalatçıları suretinin kısa tanımıdır. Aşk sizi yere serer... Aşk belki hayranlıktır veya acıma! Aşk genellikle ekonomik kolaylıktır. Aşk kokain etkisi altında coşup irileşir, yani aşk yalnızca kimyasal bir reaksiyondur ve ölü bir kurbağanın refleksleri gibi, görünmez eğilimlerle temas haline geçince kendini gösterir.
Sayfa 24
Felsefe-Düşünce
Sadece yerine getirilmeyen intiharlar mı sahici olur? Kötülüğe karşı kesin bir çareye sahip olup kötülüğü ilerletmeye devam etmek...
Sayfa 82
Felsefe
Politika adlı çember de bir inanılabilirlik varsayımı üzerine kurulmuştur . Bu varsayıma göre kitlelerin eylem ve söylevlere karşı geçirgen oldukları , bir görüşe sahip oldukları ve sondajlarla, istatistiklere ait somut veriler oldukları söylenmektedir. Çünkü politikacılar ancak bu verilerin varlığına inandıklarında, politikanın varlığına inanabilmektedirler. Oysa politika uzun bir süreden bu yana yarı sportif yarı eğlendirici bir özel eğlence programına dönüşmüştür (Amerika'da seçimler sırasında çekilen piyangolar ya da seçim akşamları yayınlanan radyo ve televizyon programları). Bütün bunlar eski, komik ve büyüleyici töresel güldürüler biçiminde yapılmaktadır. Halkın gözünde seçimler çoktandır bir televizyon oyununa dönüşmüştür. Politikaya yataklık eden televizyon oyunları sonunda politika sahnesi ve oyunlarını tiyatralleştirerek intikam almaktadır. Halk yalnızca seyircidir. Maç, film ya da çizgi roman politika için birer örnek algılama modeline dönüşmüşlerdir. Eve getirilmiş bu sinemada insanlar kendi kişisel görüşlerindeki değişiklikleri günlük sondajlarla eğlenerek izlemektedirler. Çünkü burada da sorumluluk almayı gerektiren bir durum yoktur. Gerek politik gerekse tarihsel açıdan kitlelerin hiçbir zaman bilinçli sayılabilecek bir yönteme başvurmadıkları görülmektedir.
Sayfa 37
Felsefe