Yıllar boyunca kitapların masa bacağı yahut üst üste dizilip üstlerine bir örtü serilerek komodin işlevi gördüklerine tanık oldum; pek çok sözlük asıl amaçları için kullanıldığından daha çok, ütü ve düzleştirici olarak kullanılmıştır ve hiç de az değildir içlerinde mektuplar, banknotlar ve sırlar saklayan, raflara gizlenmiş kitapların sayısı. İnsanlar kitapların kaderini de değiştirir.
Zenginlik ve güç, yeme, içme, şehvet ve türlü türlü arzuların zevklerini satın alabilir, ancak üzüntüden ve acıdan arınmış neşeli bir ruh veya özgürlüğü satın alamaz!
Trajik üçlünün üçüncü unsuru ölümdür ancak bu, hayatla da ilgilidir çünkü hayatı oluşturan her an ölümü de kapsar ve hiçbir an tekrar etmeyecektir. Yine de bu geçicilik, hayatımızdaki her anın değerini bilmemizi sağlamaz mı? Elbette öyledir ve benim ilkem şudur: Halihazırda ikinci kez yaşıyormuşsunuz ve ilk seferinde şimdi olduğu gibi yanlış hareket etmek üzereymişsiniz gibi yaşayın!
Ey insan, bu büyük kentte yurttaşsın. Üç yıl veya beş yıl fark eder mi? Çünkü onun yasalarına göre herkes eşittir. Seni kentten gönderen bir Tiran ya da adaletsiz bir yargıç değildir, seni kentten gönderen veya buraya getiren doğadır, o halde bunda tuhaf olan ne. Bir oyuncunun, onu işe alan yönetici tarafından sahneden alınmasına benzer bu. "Ama ben yalnızca üç perdede oynadım, peşinde değil!" Doğru söylüyorsun ama yaşamda üç perde bütün oyun anlamına gelebilir. Çünkü her şeyin sonunu belirleyen, seni vaktiyle bir araya getiren ve şimdi de çözülmenden sorumlu olan şeydir. Her ikisinden de sen sorumlu değilsin. Bu yüzden zarafetle ayrıl sahneden, zira senin sahneden alanda da var aynı zarafet.
Sayfa 132 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu