Şimdi dünyada senden başka sevecek kimsem kalmadı. Fakat sen kimsin ki benim için? Sen beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep ama hep yoluna devam eden, beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?
Bir şey noksandı, fakat bu neydi? Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu fark ederek duraklayan, fakat unuttuğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran, nihayet, ümidini kesince, aklı geride, ileri gitmek istemeyen adımlarla yoluna devam eden bir insan gibi üzüntülüydüm...
(bir duygunun ete kemiğe büründüğü an)