Hüseyin Kalıncı

Hüseyin Kalıncı
@Hsynklnc4
~BayGolyadkin~ @kalincihuseyin
Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Artvin
33 okur puanı
Ocak 2023 tarihinde katıldı
9/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Mithat Cemal Kuntay'ın _Üç İstanbul_ kitabında başkarakter Adnan ile Dağıstanlı Hoca (Ömer Ziyaeddin Dağıstanî) arasındaki sohbette, Dağıstanlı Hoca memleket idaresi hakkında şöyle ifadeler kullanır: "İnkılap yaptınız diye bugün boynunuza sarılanlar, yarın boğazınıza sarılacaklar. Hükûmet kuvvet değildir, vasıtadır. Bir memlekette asıl kuvvet, bir fikri temsil edenlerdir. Başka memleketlerde sahici fikir zümreleri var. Bizim memlekette hakiki fikir yok; bizde üç yüz seneden beri fikir diye tek şey var: Taassup! Taassup olan yerde siz halkı fikir idare eder sanıyorsunuz. Taassubun olduğu yerde halk kafası ile değil, gözleri ile düşünür. Bu gözleri idare etmeyi bilemeyeceksiniz. Kendinize düşmanlığın en büyüğünü siz kendiniz yapacaksınız. Kalabalık karnıyla düşünür, gözüyle öğrenir, kalbiyle kızar. Avamın midesindeki yeniçeri kazanını tanımıyorsunuz. Halkın gözünü rahatsız etmemek için hiç değişmemeye mecbursunuz. Eski ceketinizi çıkaramayacak, eski evinizden çıkamayacaksınız." Bir İttihatçının bir diğerine söylediği bu sözler, tarihin yargısı sonucunda haklıdır diye düşünüyorum. Fikir doğru bile olsa taassubun olduğu yerde fikrin öneminin kalmadığını tarih, gözlerimizin önüne eski bir paçavra gibi fırlatmıştır. Bir fikrin yaşaması için taassubun yıkılması şarttır.
Edebiyat & Roman
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Oğlak Yayıncılık · 20203,365 okunma
Reklam
9/10
·352 syf.··
2023 37. kitabı
19841984 O'Brien "Güncene özgürlük, iki kere iki dört eder" diyebilmektir diye yazdığını anımsıyormusun diye sordu. Evet dedi Winston Gözümün gördüğünü nasıl yadsırım. O'Brien Bak Winston. Bazen iki kere iki Beş eder. Hatta bazen üç eder. Bazen aynı anda hem beş hemde üç ettiği de olur. Daha fazla çaba göstermelisin. Aklı başında olmak kolay değildir. Kitabın beni en çok etkileyen diyaloğu sanırım buydu. Sosyalizme karşı bir saldırı olarak yorumlanan bu kitap başta bende daha çok dönemin bir izdüşümü fikrini uyandırdı. ORWELL, ABD' deki bir sendikacıya yazdığı mektupta Anlattığım toplumun birgün gerçek olacağına inandığımı söyleyemem ama ona benzer bir toplumun gerçek olabileceğine inandığımı söyleyebilirim diyordu. Çevirmen CELAL ÜSTER ise kitabı "Belki de gelecek şimdi olduğunda artık çok geç olacağına ilişkin bir uyarı" diye yorumluyor. Ben ise günümüz dünyasından tanık olduğumuz bir çok olay ile (Teleekran=Telefon-etrafımızdaki kameralar, gerçek bakanlığının yaptığı işi günümüzde post truth kavramı ile eşleştirmek mümkün. vs. vs. vs.) ORWELL ve CELAL ÜSTER'in haklı olduklarını düşünüyorum. 1984 geçmiş değil, 1984 bugün ve yarındır fikri ağır basıyor. NOT: ORWELL' In, Aldous Huxley'in öğrencisi olduğunu öğrenmiş olmak da şaşırtıcı oldu.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023199,9bin okunma
8/10
·306 syf.··
Beğendi
·
2023 28. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2023 18:58
FrankensteinFrankenstein 1815’te, Sumbawa adasındaki (Endonezya) Tambora yanardağ’ının patlaması sonucunda havaya kül ve kükürt tozu salındı. Bu olay 1816 da dünyanın birçok bölgesinde sıcaklık seviyesini önemli ölçüde düşürdü. Kuzey Amerika’da yaz ayında don olayları, İtalya’da kırmızı renkte kar yağışı, İrlanda’da sekiz hafta boyunca aralıksız yağmur yağmasına sebep oldu. 1816 yılı tarihe yazsız yıl olarak iz bıraktı. 1816’daki ilginç hava Dünya edebiyatında da silinmez bir iz bıraktı. O yıl İngiltere den bir gurup arkadaş yaz aylarını Cenevre de geçirmek için bir araya geldiler. Bu arkadaş gurubunu bir üyesi Mary Shelley di. Mary Shelley o yıllı “ Islak, keyifsiz bir yaz oldu ve aralıksız yağmur, bizi günlerce eve hapsetti” diyerek ifade edecekti. Arkadaş gurubu kötü hava koşullarından kaynaklı olarak evden dışarı çıkamıyor ve günlerini güncel bilimsel konular üzerinde tartışmalar ile geçiriyorlardı. Yine böyle bir günde Galvanist deneyler hakkında ki tartışmadan etkilenen gurup üyeleri korku hikayeleri kaleme almaya karar verdi ve Frankenstein doğdu. Dr. Victor Frankenstein Bavyera’ da yer alan İngolstad üniversitesinde eğitim görürken anatomi ve insan dokusuna ilgi duymaya başlıyor ve bir gün ölü birine hayat bahşede bileceğine inanıyor. Gizli deneyler yaparak iri yarı devasa bir vücut yapıyor ve canlandırmayı başarıyor. Gün gelince Frankenstein tarafından sevilen her şey yarattığı canavar tarafından yok ediliyor. Mary Shelley, Frankenstein karakterini eserinde aslında bir yaratıcı olarak niteliyor. Eser ise tanrıyı oynamaya çalışan insanın kibrinin nelere sebep olabileceğine ışık tutuyor. Boş bir kağıt gibi var olan her bireyin hayat yolculuğunda kendisine dokunan her kalemin bıraktığı izler sonrası iyi veya kötü birey olunuyor. Canavarın hayatında karşılaştığı insanların
İnceleme
FrankensteinMary Shelley · Koridor Yayıncılık · 202121,7bin okunma
8/10
·690 syf.··
2023 26. kitabı
EmpatiEmpati "Yaşamınızın kontrolü sizde değil" Diye başlıyor. Hadi be ordan diyorsun, özgürüm istediğimi yapar ve yaşarım, hayat benim istediğim renge boyarım diyorsun. Öyle olmuyor. Kontrol altına alamadığımız bir şeyler var ruhumuzda, içeride, derinlerde Davranışlarınıza önceden yön veren, göz ardı ettiğimiz, arzular. Ve şöyle bitiyor. "Ne isterseniz yapın Sadece isteklerinizin tümüyle sizin kontrolünüzde olmadığı gerçeği üzerine kafanızı çok fazla yormamaya çalışın" Ben buna yine Hayat adını verdim. Tekrar düşünelim Ne isteyeceğimizi önceden kontrol edebiliyormuyuz?
İnceleme
EmpatiAdam Fawer · April Yayıncılık · 202337bin okunma
9/10
·272 syf.··
2023 24. kitabı
Cesur Yeni DünyaCesur Yeni Dünya Spoiler içerir dikkat!! Yazar kitabında, Henry Ford’un üretim bandı buluşunu milat olarak kabul etmiş Ford'u üstün bir varlık olarak ele almış. Bilim kurguda alışık olduğumuz durum aslında ancak ilginç olan 1932 yılında yazılmış olan Cesur Yeni Dünyada ve günümüz dünyasında ilginç benzerlikler var. Bu gibi benzerlikleri gördükçe Dünya düzenini bilim kurgu film ve kitapları belirliyor düşüncesine kapılmadan edemiyorum. Cesur Yeni Dünyada dikkatimi çeken birkaç spoyler vereyim bu konuda hassas olanlara önce kitabı okumalarını tafsiye ederim. 1. Duygular gereksiz ve toplumlar için tehlikeli kabul ediliyor. 2. Eskiyi tamir etmek yasaktır. Eskiyi at Yeni olanı al kuralı vardır. 3. Seri üretim sonrası maddi varlık herşeyin üstünde kabul edilmiş ve insanların nesnelerden farkı kalmamıştır 4. Mutluluk prejesi adı altında insanlara köleliği şartlandırmışlardır. 5. Eski dünya düzenine özenilmesin diye Dante ve Shakespeare gibi yazarlar yasaklanmıştır. 6. Bireyler yalnız kalamazlar, çünkü yalnız kalan bireyler düşünmeye başlarlar buda isyan demektir. 7. Sosyal sınıflar vardır ve bireyler sınıf sıralarına göre meslek edine bilir en alt sınıf olarak belirlenenler tamamen eğitimsiz en kötü işleri yapan kişilerdir. Elbette bunlar sadece bazıları. Beni ürperten asıl şey ise; kitabın cam şişelerde insan yapılan Laboratuvarda başlıyor olması oldu biliyoruz ki günümüzde Loboratuvarda İnsan klonlamak için bir çok farklı bilimsel çalışma yapılıyor. Bilimin bu macerası Dolly ile başladı ve hızla devam ediyor. Kitap 26 yy geçiyor insanlık bu tarihi görürmü bilinmez elbette ancak benzerlikler olması beni ürpertti. Cesur Yeni Dünyada herkes mutlu ise ürperecek ne var diyeceksiniz belki ince bir ayrıntı her bilim kurgu eserde yeni bir dünya için insanlık değerlerinden vaz geçilmesi
İnceleme
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
Reklam