Alman bir ressamın, savaştan kaçıp İsviçreye sığınırken, kendisini Almanya hükumetinden gelen sefer mektubuyla yaşadığı ruhi çalkantıları anlatıyor. Adamın, sefer emrini aldıktan sonra yaşadığı gereksiz ve anlamsız tripler baya sıkıcı. Kendini Alman hükumetinin emirlerine 'Mecburiyet' çerçevesinde uymak zorun hisseden adama, madem öyle düşünüyorsun ne diye İsviçre'ye kaçtın madem kaçtın ne diye tribe giriyorsun diye sormazlar mı?
Zengin bir adamın, hayatının hep lüks ve şatafat içinde geçtiği bir sırada, haksızca kazandığı bir para yüzünden yaşadığı ruhi bunalım. Adam bu paranın onda oluşturduğu psikoloji ile içinde bulunduğu aristokrat dünyadan ayrılıp, halkın içine karıştığı gece yaşadıkları anlatılıyor. Zenginlerin dertsiz ve her daim mutlu olduğu yanılgısını yıkan bir kitap. Tavsiye ederim