Ah, Theo; Theo, yavrum, bunu bir başarabilsem! Her elimi attığım işin bozulmasından dolayı yaşadığım korkunç bunalımı yenebilsem, kendi kendime
yineledigim, çevreden işittiğim ayıplamaları üstümden atabilsem, gerçek bir
gelişmeye ulaștırabilecek fırsatı, gücü bulabilsem ve bulduğum yolda azimle
ilerleyebilsem, babam da, ben de Tanrıya büyük bir şevkle şükredecegiz!
Ellerini sıkar, Roos'a selam ederim.
Seni her zaman seven ağabeyin,
Vincent
İşçi kurumsal olarak, istediğini yapabilen "özgür" bir kişidir.Oysa gerçekte, işçinin özgürlüğü iyice sınırlıdır.İşverenin ileri sürdüğü ezici koşulları kabul etmek ya da açlığı seçmek...
İnsanlarda anlayamadığı bir şey de gazete okumalarıydı.Neden her sabah içlerini karartmak gereğini duyarlardı acaba? Futbol maçı hastalarınınkini anlıyordu."Ya ötekiler? Binlerce gazete satılıyor bu şehirde.Örneğin şu yaşlı adam! Yoksa FATİH'TE İKİ EVİ YANDI başlığını görüp 'iyi benim orada evim yok', diye düşünebilmek rahatlığı için mi okur? BİR ADAM KARISINI ÖLDÜRDÜ. 'İyi etmiş, kim bilir ne namussuzdur.'ÇİN'DE İSYAN.'Beter olsunlar kırsınlar birbirlerini. Bize dokunmasınlar da!... Bu' biz' dediği daha çok 'ben' değil mi? 'Ben, benim, bana, beni!' Herkes 'Ben'...