Hiçbir çığlığa yankı vermemiş , ne vakit bir yaraya denk gelsem , kabuk sandığım sessizliğin ardına gizlenmiştim. Sessizlik , susanların yükselttiği derin bir uçurumdu. Kıyısına geldiğimde , gücümü toplayıp da buradayım diye bile seslenememiştim.Bu yüzden suçlu , bu yüzden yenik , bu yüzden zayiydim.
"Ama sonunda kaybeden siz olmuşsunuz. "
" Kayıp mı ? Kaç kişi böyle sevebilmiştir dünyada ? "
"Ama kucağında bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz. "
" İyi ya , boş değil kucağım. "
" Ama yandınız , kül oldunuz. "
" Ama vardım , kül bunun kanıtı. "
Şu dünyayı adamakıllı görmeden , dünyanın ne olduğunu adamakıllı anlamadan buradan gidecek olduktan sonra ne diye buraya geldik sanki ? Yaşadığımızın farkına varmayacak olduktan sonra ne diye yaşıyoruz ?