Spoiler*
İnceleme değil daha çok nefret kustuğum bir özet de sayılabilir.
Uzun zamandır bir karakteri okurken bu kadar sinirlendiğimi hatırlamıyorum. Piraye. Görüp görebileceğim en aptal karakterlerden biri. Özgürlük, hak, adalet, eşitlik gibi kavramlar sadece dilinde. Yaşamının hiçbir yerine dahil etmemiş bu kavramları. Hayatın akışına kaptırıp kendini hayat sadece iki kişilik birlikteliklerden ibaretmiş gibi davranıyor. Acaba hangisiyle evlensem diye düşünülerek geçirilmiş yıllar...O kadar bunaldım ki okurken. Her sene başka bir "yakışıklı" bey Piraye'ye aşık olur. Ama Piraye, özgürlüklerin kadını, onu kısıtlayacak hiçbir şey istemez sözde. Haşim onu kısıtladığında hemen affetmeyi bilir ama. Ve o sözde bireysel, tek başına, güçlü kızımız kendine Haşim'in Piraye'si demekten de çekinmez. Bu aşırı özgürlükçü kızımız karşısındaki adamın geçmişini sorgulama hakkını da buluyor kendinde üstelik, onun evleneceği adam geçmişiyle geleceğiyle her şeyiyle onun olmalı çünkü. Evliliğin, ilişkinin bu olduğuna inanması zavallılığı da fazla üzücü. Bir de Haşim'in eski sevgilisiyle konuşurkenki küçülmesi var tabi. Bir insan ancak bu kadar alçalabilir diye düşünmekten alamadım kendimi. İsterse onun eşini de elinden alabileceğinin sinyalini veriyor tabiri caizse.
Evleniyorlar Haşim'le her şeye rağmen, hatta kendine rağmen. Verilen sözler tutulmuyor, Piraye'ye -herhangi bir kadına-asla yapılmaması gereken şeyler yapılıyor. Piraye bunları da affediyor, denemezse pişman olacağını düşündüğü için. Denemekten bahsettiği şey evlilik kumar mı oynuyoruz neyini deniyorsun Piraye gerçekten? Aşık olsa yine bu aptallıklarını bir kalıba sokabilirim belki(!) anlayabilirim de ama aşıkmış gibi de davranmıyor hiç. Tercih edilmiş aptallık onunki. Peki ya Haşim? Başından beri hiç sevmemiştim zaten onu,
PirayeCanan Tan · Altın Kitaplar · 201350,4bin okunma
Duygusal dünyasını yalıtmış kişi bir insandan hoşlansa da bunu belli edecek tepkiler veremez. Getireceği acıyı çok yoğun yaşayacağından kabul edilmeme olasılığını göze alamaz.