Mustafa ☆

Hiçbir şeyim yoktu ama sahiptim çok şeye: Gerçeğin dürtüsüne ve yalanın zevkine! Getir dizginlenmemiş o güdüleri, Derin, acı dolu mutluluğu, Nefretin gücünü, aşkın kudretini, Geri ver bana gençliğimi!
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
O sırada yatağın üzerinde oturan Sokrates ayağını kıvırıp eliyle ovuşturdu, ovuştururken de şöyle dedi: "Dostlar, insanların 'haz' diye adlandırdıkları şey çok garip doğrusu; onunla karşıtı kabul edilen 'acı' arasındaki ilişki akıl alır gibi değil. İnsanda aynı anda bulunmak istemez bunlar. Ancak peşine düşüp de birini yakalamaya kalktınız mı, her defasında diğerini de yakalamak zorunda kalırsınız; çünkü tek bir baş altında birbirine bağlanmış iki şey gibidirler. Bana kalırsa," diye sürdürdü konuşmasını, "Aisopos bunun farkına varsaydı eğer, bu konuda bir masal uydururdu: Tanrı birbiriyle savaşan bu iki şeyi barıştırmak ister; başaramayınca da onları başlarından birbirine bağlar. Bu nedenle ne zaman biri ortaya çıksa peşi sıra diğerini de getirir. Benim başıma gelen durum da işte buna benziyor. Çünkü zincirlerden dolayı bacaklarımda bir acı vardı, şimdiyse onun yerini haz kaplamak üzere."
Hakikat ile oyun rarasındaki hat pek dardır ve herkes biraz aktördür. Hayatın bir halikat oldupunu kabul etmekle beraber, bifaz da oyun oldupunu addederseniz ve bu youna biraz aktör olarak katılmaya gayret ederseniz, hayatın hakikatindeki derinşiği daha çok hissedersiniz. Çünkür her yol başka bir hüviyettir ve sddece bie hüvitetle sınırlandırıpmış hayatımızı zenginleştimenin bir yolu da budur. Bumu illa da yapın diyeek haddimi aşacak değilim ama, içinizdeki nehirlere barikat kurmayın, bırakın aksın, lazım geliyoesa taşsın.
Edebiyat
GÜZEL HAVALAR Beni bu güzel havalar mahvetti, Böyle havada istifa ettim Evkaftaki memuriyetimden. Tütüne böyle havada alıştım, Böyle havada âşık oldum; Eve ekmekle tuz götürmeyi Böyle havalarda unuttum; Şiir yazma hastalığım Hep böyle havalarda nüksetti; Beni bu güzel havalar mahvetti.
Şiir
Ateşler harladım hiç durmadan, ah pişmedim yandım. Dibim tut'uverdi birden, nefsi emmareyye aldandım.
Şiir