Yaşamak nefes almak değildir, yaşamak için nefes almaktan daha yüce bir güç gereklidir. O da sevgidir. İnsan sevgiyle yaşar. İlla birini değil, bir şeyi sevmekle başlar yaşamak..
Biz her şeyi kendi kontrolümüzde zannederken belki de her şey önceden planlanmış bir sisteme kayıtlıdır. Mavi mi pembe mi diye düşünürken aslında seçtiğimiz rengin temelinde başka bir dürtü yattığını nereden tahmin edebiliriz ki? İyi ve kötü ayrımını yaparken aslında iyinin de kötünün de içimizde kodlanmış bir yeri olduğunu bilebilir miydik?
Peki bu ve bu gibi soruları soran benim kendi iradem mi yoksa sistemin bir parçası mı?
O zaman insan beynine bir makine diyebiliriz işlevi önceden belirlenmiş ne üzerine çalışacağı ayarlanmış bir makine..
Öneri;
Beyin kitabından sonra ya da önce https://1000kitap.com/kitap/kitap--452994 (insan nedir) kitabını okuyunuz.
Ben kimim diye sordun mu kendine ?
Kimsin sen !
Kendi kararların doğrultusunda hareket etmek bir yana dursun senin kendine ait kararlarların var mı ?
Sen kendin misin yoksa sana verilen kimlikle yaşayan bir böcek mi ?
İşte sen; kimin kararlarına boyun eğiyorsan, o kişilerin ezdiği böcekten ibaretsin!
İnsanı hayvandan ayıran düşünebilmesidir ama çok düşünmenin zararları yok mudur? Mesela insanın tek başına halledebileceği şeyleri bir yığın insanla nasıl da halledemediği ve onlar yerine de düşünmesi gerektiği gibi.. İnsanın insana ihtiyacı vardır dediğimiz yerde aslında insanın insana neden ihtiyacı olduğu ve neden ihtiyaç duymaması gerektiğini, kendi faydamıza olan şeyleri sırf grup halinde olduğumuz için yapamadığmız, kendimize yaptığımız iyiliklerin aslında topluluğa bir iyilik olduğu gerçeğini idrak edebilmek gibi..
Sahi kimdi bu canavar ? İnsan mıydı yoksa insanın düşünceleri mi? Canavarı yaratan insan mıydı insanın düşünceleri mi?
Düşünce nedir ki? Bir düş, bir rüya..
Uyurken gördüklerimizin aksine uyanıkken gördüğümüz rüyalardır düşüncelerimiz..
Hayat devam ettiği sürece karşımıza türlü türlü olaylar ve kişiler çıkacaktır. Yaşadığımız sürece birçok yer keşfedeceğiz. Yola devam ettiğimiz sürece de verdiğimiz her kararı yönlendiren biz olacağız ama verdiğimiz kararlar karşılaşacağımız olaylardan ötürü olacak, peki bu olaylar veya engeller, güzellikler, kötülükler, zorluklar, iyilikler evrenin bize verdiği bir lütuf olabilir mi ?