Kötüler asla refaha kavuşmaz, yalnızca cesurlar adaleti hak eder; dürüstlük en iyi politikadır, antik gizemleri yalnızca kadınlar anlar; zenginler mutsuzluğa mahkûmdur.
"Bu dünya böyledir," diyordu. "Sular hendeğine dolar. İnsanlar doğar ölür, gün doğar batar. Ağaçlar büyür çürür. Sular akar, bulut ağar. Ağayı öldürürsün, ağa gelir yerine. Bir daha öldürürsün, bir daha gelir."
Yaşa, öl, gömül. Kalanlar arabalarının yağını değiştirir, pasta cila çeker, düzüşür belki. Uyur. Yumurtalarını sahanda, rafadan ya da omlet olarak söyler...
En son ne zaman bir kadını sevdin?
Ama öyle öptün, sarıldın, uyudun falan değil; En son ne zaman bir kadını gerçekten sevdin?
Kaybetmekten korkarak, yanındayken bile özleyerek, deli gibi kıskanarak, koruyup kollayarak... Delikanlı adam korkmaz diye bir şey yok. Korkacaksın!
Sevdiğin kadını kaybetmekten korkacaksın, kıskanacaksın da... Sokakta elinden tutacaksın, tanıdığın herkesle onu tanıştıracaksın. "İşte benim hayatım bu!" der gibi tanıştıracaksın. Güzel bir kadın sevmek istiyorsan onu gülümseteceksin. Çünkü dünyanın en güzel kadını mutlu bir kadındır.
Bu yüzden kirpiklerini sev bir kadının,
Avuç içlerini,
Makyajsız yüzünü,
Uyku sersemliğini...
Saçlarını kesen bir kadının çektiği acıyı anlayabilecek kadar sev bir kadını.
Ve asla bir kadının saçlarını kesmesine sebep olma...
Nejat İşler