.... Milton bizlerin artık çok doğru bulduğu bir tutumu benimser evlilik konusunda. Milton’ın gözünde evlilik ayrıca soylu ve yüce bir kurum olduğu için, bu kurumun yüceliğine uymayan evlilikleri boşanmakla bitmesinden yanadır. Çünkü Milton karı-koca beraberliğinin yalnız cinsel bir birleşme değil, sevgi ve saygı üzerine kurulu bir anlaşma olmasını ister. Ailelerin gençleri sevemeyecekleri kişilerle evlenmeye zorlamasını, “insanlığa aykırı bir vahşet” sayar. Sevgisiz bir evliliğin, “bir insanın katlanabileceği köleliklerin en adisi, en rezili” olduğuna inanır. Milton’a göre, aralarında ruh ve kafa anlaşması olmayan karı kocalar ya “birbirlerine bağlanmış iki ceset” ya da –daha beteri– “aynı zincire vurulmuş bir ölüyle bir diri” gibidir. Böyle bir durum ise, ölümle sonuçlanabilen bir işkencedir insan için. Milton sevişmeyen, kafaca anlaşamayan kadınlarla erkeklerin, salt cinsel bir istekle birleşmelerini hayvanlara özgü aşağılık bir davranış olarak suçlar, bu tür çiftleşmelerin Tanrı’nın gözünde bağışlanmaz bir günah sayılacağını ileri sürer...