"Derin, hem de çok derin" demişti bana, sözcükleri tek tek seçerek. Arada sırada böyle ağır ağır konuşurdu, aradığı kelimeleri bulduğundan emin olmak için. " Ama kimse bilmiyor nerede olduğunu. Kesin olarak bildiğim tek şey, buralarda bir yerde olduğu. "