Kalbinin kıyısına oturup susanların kitabıdır bu. Bir şey demeyen ama çok şey hissedenlerin...
Cahit Zarifoğlu, bu kitabında bir şairin sadece dizelerle değil, hayatın ta kendisiyle nasıl yazdığını gösteriyor. “Bir Değirmendir Bu Dünya”, sadece bir deneme kitabı değil, kalp kırıklarının dua ettiği bir sığınak, içsel konuşmaların yazıya dökülmüş hâlidir.
Zarifoğlu burada kalemin ucunu dünyaya değil, içe çeviriyor. Bazen bir çocuğun gözünden, bazen bir savaşın gölgesinden, bazen bir mü’minin tevekkülünden yazıyor. Kitap boyunca satırların arasında yürürken, insan yeryüzünde bir yolcu olduğunu yeniden hatırlıyor. Çünkü Zarifoğlu'nun dünyası geçici; bir durak, bir değirmen..
Bu kitap, sıradan okumalara kapalıdır. Yani bir çırpıda okunmaz, hızlıca anlaşılmaz. Çünkü satırları hızla değil, kalbin ritmiyle takip etmen gerekir. Zarifoğlu burada bir öğretmen değildir; o, yanında yürüyen bir yol arkadaşı gibidir. Anlatmaz, hatırlatır. Uyandırmaz, dürter. Bağırmaz, fısıldar. Çünkü onun cümleleri, kalbin iç sesine benzeyen bir eda taşır.
Zarifoğlu, yüzünü doğuya döner. Batı’nın bireyselleştirici, yozlaştırıcı ve ruhsuzlaştıran sistemine karşı durur. Onun için medeniyet sadece beton binalar, bilimsel gelişmeler değil; aynı zamanda ruhu besleyen, ahlâkı koruyan bir yapıdır. Ve bunu ararken Kur’an, sünnet, dua ve sabırdan vazgeçmez..